Çalıkuşu Habibe

Çalıkuşu Habibe
@habibe_ce
Sevelim, sevilelim Dünya kimseye kalmaz Yunus Emre t.me/kitapdunyammerkez
Hızlı okuma kaydı nasıl yapacağım
okuduğum kitapları ekliyordum telefon kapandı ve hızlı ekleme özelliği gitti geri nasıl kullanacağımı bilen biri yardımcı olabilir mi?
Çalıkuşu Habibe
Okuma tarzının benzediği kişilerin profilinden okunan kitaplara girip okuduklarını okudum diye işaretleyebilirsin.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Şaheser” mi yoksa “şişirme” bir kitap mı?
Puan vermedi·208 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 16:22
“Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” Bitti... İki saatte bitebilecek bir kitaptı ama günlerdir onunla yaşadığımı fark ettim. Bitirdiğimde bir fikir sahibi olurum diyordum, şimdi bir yük kaldı sırtımda. Tamamlanırım dedikçe eksik kaldım. Bitiririm dedikçe yittim. Oysa daha başından belliydi sonunda ne olduğu, “Hemen söyleyeyim, bu kitabın sonunda başkahraman ölüyor. Hatta sonunda bile değil, daha ortasında…” Ve şu gerçek tokat gibi çarptı suratıma: “Bazı hikâyeler doğumla değil ölümle başlar.” Ne zaman ölür insan? Bedenin toprak altına girmesi bir ölüm için yeterli midir? “Babam bir bahçe.” Güçlü bir metafor değil mi? Belleğimiz de bir bahçe aslında. Unutmaya çalıştıkça filizlenen, kurutmaya çalıştıkça yeşeren. Sahi, unutabildik mi yitirdiklerimizi? Hele ki bu yitip giden bir “babaysa”. Hâsılı kelam, baba eşsiz bir gölgedir, der M. Kemal Sayar, hesap sorar Nermin Yıldırım, “Baba, beni neden sevmedin?” Ve hüzün doludur Şükrü Erbaş’ın tanımı, “Anne gam yükü, baba bir boşluk fotoğrafıydı.” Yitip gitmeden anlayamıyoruz kimi zaman sevdiklerimizin değerini, yitip gitseler bile sevdiklerimiz her zaman sevmiyor bizi. Zordu okumak, bir ölümü anlatıyor sanmıştım, ölümle ölünmediğini her sayfada anladım. “Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?” “En azından guguk kuşunun ötüşünü duyacak mıyım?” Öleceğinizi öğrenseniz, bu dünyaya dair neyi göremeyecek oluşunuz üzerdi en çok sizi? Dokunmadan kitabında okumuştum, “Ölecektim. Öyle yaşlanıp elden ayaktan kesilince değil üstelik, bugün yarın. Belki yeni bir mevsim göremeden, tek bir yeşil erik daha yiyemeden, kıymetli defterimin sonuna gelemeden...” Ölene mi zor ölüm yoksa arkasında bakakalana mı? Sizin hiç babanız öldü mü diye sorar Cemal Süreya, “Benim bir kere öldü, kör oldum,” diye devam eder.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
Çalıkuşu Habibe
Yazdıklarınıza katılıyorum. Ben beğendim ama bayılmadım. Güzeldi yine de.
10/10
·608 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 21:34
*ESRAR- I HAVAS* “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” der ya Orhan Pamuk, Yeni Hayat kitabının başında, Esrar -ı Havas da benim için öyle bir kitap oldu diyebilirim. Düşünce dünyamda yepyeni ufuklar açtı bu eser. Karşılaştığım her bilgiye farklı açılardan bakmayı öğretti. Tarih, mitoloji, arkeoloji, din, devlet işleri hakkında epeyce bilgiye sahip oldum. Üstelik bu bilgiler okuru sıkmadan polisiye bir kurgunun içine ustalıkla yerleştirilince tadından yenmiyor. Genel kültür anlamında da epeyce donanımlı hâle geliyorsunuz. Bildiğiniz konulara dair yeni bakış açıları oluşturuyorsunuz. Aklıma gelen başlıklar: Einstein, kütle çekimi, G kuvveti, Tesla, Kral Arthur, Oğuz Kağan, Zeus, Thor, Zülkarneyn, Ashab- ı Kehf, Sümer tabletleri, Hz. Hızır, kutsal ahit sandığı, Dakyanus'un Hazineleri, Gılgamış Destanı, Tarsus, Sezar, Kleopatra, MİT Başkanı , tarih profesörleri, peygamberler, kutsal kitaplardan bölümler ve sûreler, Enok'un kitabı, Horus'un gözü, Annunakiler, Nefilimler, düşmüş Melekler, iki yüz milyar yıldız, Medusa, Şahmeran, destanlar, mitler, Sultan Abdülhamit ve Medusa olayı, Donuktaş Mabedi, altınkan, Adam Kadmon , Yahudiler ve daha neler neler... Hem hiç sıkılmadan okuyup bitiriyor hem tekrar tekrar okumak istiyorsunuz. Öyle bir etkisi var eserin. O kadar çok beğendim ki bazı yerlerdeki editör hatalarını yok farz ediyorum. Tavsiye ederim. Okuyun, okutun... #kitaptavsiyesi #kitapyorumu
Esrar-ı Havasİsmail Bağırtlak · Demos Yayınları · 2023324 okunma
İsmail Bağırtlak isimli okura yanıt verildi
Çalıkuşu Habibe
Kaleminize sağlık. Daim olsun başarılarınız. 👌👏👏👏
Sönen Mumlar Kalan Gerçekler
Puan vermedi·120 syf.··
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 23:38
Sándor Márai'nin Mumlar Sonuna Kadar Yanar (orijinal adıyla A gyertyák csonkig égnek) adlı eserinin, dünya edebiyatının derinlikli şekilde işlenen psikolojik hesaplaşma metinlerinden biri olduğunu rahatlıkla söyleyerek yazıma başlayabilirim. (Dikkat kısmen de olsa spoiler içerir.) ​Küller Altında Kalan Bir Hesaplaşma ​Sándor Márai’nin Mumlar Sonuna Kadar Yanar isimli romanı ruhun karanlık dehlizlerini aydınlatmak adına elde tutulan eski bir fenerle yapılan bir yolculuk adeta. İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğinde, çökmekte olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun aristokratik atmosferinde geçen bu anlatı, bizlere bir "insanlık trajedisi" sunuyor. ​Arkadaşlığın Sarsılmaz Sanılan Temelleri Romanın merkezinde, çocukluktan itibaren kaderleri birbirine neredeyse mühürlenmiş gibi görünen iki adam vardır: Henrik ve Konrad. Belirtmem gerekir ki Márai, bu romanında dostluğu sadece bir paylaşım aracı olarak değil, bir varoluş biçimi olarak ele alır. Ancak bu dostluk, homojen bir bağ değildir; içinde derin uçurumlar barındırır. Henrik’in kale gibi sağlam, köklü ve varlıklı dünyasına karşılık; Konrad’ın daha kırılgan ve dışarıdan gelen dünyası. Yazarımız "statü farklarını" sessiz bir gerilim hattı olarak hikayenin altına ustalıkla döşer. ​Statü ve Aidiyetin Gölgesi Kitap boyunca hissettiğim yoğun huzursuzluğun kaynağının bu sınıfsal ayrım olduğunu düşünüyorum. Henrik aristokrasinin getirdiği doğal bir özgüvenle yaşarken, Konrad her zaman bir "yabancı" olmanın, o dünyaya ait olamamanın sancısını çeker. Márai bizlere, en derin dostlukların bile sınıfsal kimliklerin ve ekonomik uçurumların yarattığı görünmez duvarlara çarpıp parçalanabileceğini ustalıkla gösterir. ​Büyük İhanet ve Hayal Kırıklığı Kırk bir yıllık bir ayrılıktan sonra gerçekleşen o büyük akşam yemeği, aslında bir
Edebiyat
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
Çalıkuşu Habibe
Güzel bir inceleme olmuş. Katılıyorum yazdıklarınıza. Başarılı bir eserdi her anlamda.
Leyla Yolalan
Özgür olduğumu düşünüyorum ama kaderimin karşısında bir türlü duramıyorum.Dizginlerim onun elinde, beni oraya buraya çeken o! Alçaklık bu! Hayatın alçaklığı…Ne elinden kaçabiliyorlar ne de bağırabiliyorlar. Aptal hayat! (Diri Gömülen)
Sayfa 35 - Alfa·Kitabı okudu
Alıntı
Çalıkuşu Habibe
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi 'nden sonra bu eseri okumak gerek tabii. 🥰