Biz ardı başak ve sümbüller, biz türkülere tutunan bağlamanın verdiği nasırlı tekrarlar, biz sadece bize yakışan gülüşleri çamurlardan sökenler, biz güruha küfür biriktiren duvara asılı kızıl yarınlar, biz kaynayan kazanların içinden çalınan lokmaların asıl sahipleri, biz tedirgin şiirlerin bitmeyecek dizeleri, biz duvarlara tarih kazıyarak değiştiremediğiniz talihsizler, biz sehpada sallanan mühürlü kağıtlarla ayakkabılarından sökülen bağcıklar, biz kurusun diye asılan çamaşırların tutunduğu ucu kırık mandallar, biz gündüzü almak için geceye zulmedenleri sokak sokak, hatta köşe bucak sonsuza kadar kovalayacak olanlarız.