Hangi sınıftan, hangi gruptan gelirse gelsin, dünyaya mutlu bakmak insanların hakkı ve görevidir. Bu çok önemlidir. Hayata iyi bakacaksınız, her zaman bir çıkar yolunu araştıracaksınız, iyi yönünden görmeye çalışacaksınız. Bu, "Eleştirilerinizi yapmayın, itirazdan kaçın," demek değil ama itiraz için iyimserlik de gerekir.
Değişmez bir hedef doğrultusunda yaşamak gerektiğini söyler. Ne geçmişi unutarak ne bugünden yüz çevirerek ne de gelecekten korkarak. Onun düşüncesinde insan, yaşam konusunda kendi kendini sıkıntıya düşürmektedir.
Kürekleri bırakıp kayığının içine sırtüstü yatmış, kayığı nehrin akıntısına bırakmış, ağır ağır tepesinden geçen gökyüzünden başka hiçbir şey görmeyerek, çehresinde mutluluğun ve huzurun önsezisiyle yol alan bir kürekçiyi kim bilir kaç kere görmüş, kendi keyfimce yaşayabileceğim zaman onu taklit etmeyi istemişimdir!