vartamorina

vartamorina
“05.06.. Zaman durmuş.. Aylardır olduğu gibi.. Biliyorum, durmasaydı gelirdin..” J.
Puan vermedi·192 syf.··
2020 18. kitabı
Cahit Zarifoğlu ile çok yakın zamanda “Yaşamak” adlı eseri vasıtasıyla tanıştım. İyi ki de tanıştım. “Yaşamak”, her satırında kendimi bulduğum, yalnızlığı soluduğum, derin duygular içerisine sürüklendiğim bir eser oldu benim için. Dahası aynı yolları yürüdüğüm ama çoğu zaman farkına varmadığım, üzerine saatler harcadığım ama çıkış yolu bulamadığım hayatımı, yeni ve bambaşka bir hayat olarak sundu bana. Bu kitapta yeni bir dost’la tanıştım ve bu kitabı dibine kadar “yaşadım”. “Yaşamak” adlı bu eser; yazmaya çabalayan, edebiyata kendi çapında ilgi ve alâka duyan benim gibi biri için eşşizdi ve Zarifoğlu’nu daha yakından tanıma isteğimi körükledi. Böylece yazarın birkaç kitabını daha alıp okudum. Bunlardan biri de Mustafa Özçelik’in Zarifoğlu’nu daha iyi tanıtabilmeyi amaçladığı, genç sanatçılara yol gösterici olmasını umduğu ve genç yazarların bundan feyzlenerek kendilerini geliştirebileceklerine inandığı “Mektuplar” adlı bu derleme çalışması oldu. Zarifoğlu’na inceleme yazacak kadar yeterli bir bilgiye sahip olmadığımı düşünmeme rağmen, beni bu incelemeye, sohbete, iten yegâne neden sırf Zarifoğlu yazmış diye aldığım ama aradığımı tam anlamıyla bulamadığım işte bu derleme çalışmasıdır. Özçelik mektuplara ulaşmanın ve onları derlemenin zorluğundan bahsederek, bu derlemenin daha çok Mavera dergisinde aktif rol alan yazarlardan edinilen mektuplarla oluşturulduğunu vurguluyor. Dolayısıyla “Mektuplar” çoğunlukla Mavera dergisi etrafında dönüyor. Derlemede yer alan mektuplar edebi değerden uzak, günlük, sıradan bir dille yazılmış. Doğaldır ki Zarifoğlu’nun diğer eserlerindeki tadı vermekten oldukça uzak. Mektuplarda genç yazarlara, edebiyatçılara verilen tavsiyeler dışında bu derlemenin çok da faydalı olmadığını düşünüyorum. Zaten Özçelik de, daha önce
MektuplarCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 20121,160 okunma
Reklam
Puan vermedi·100 syf.··
2019 22. kitabı
Kitap, özgürlük teması etrafında şekillenmiş, her şeye gücü yeten tanrının (kitapta tasvir edilen tanrı oldukça sınırlı güçlere sahip), insanın özgürlüğünü elde ettiği andan itibaren gücünü yitirmesini ve özgürleşen insanın egemenlik alanının genişlemesini ele almıştır. Sartre’ye göre özgür insan yaptıklarının bilincinde olup bunun sonuçlarına katlanan insandır. Bu Sartre’nin felsefesinin temelini oluşturur. “Katillerin en alçağı, vicdan azabı duyandır.” diyen ana oyunculardan Orestes, suç işlediği halde vicdan azabı duymadığı ve pişman olmadığı için özgür bir insana dönüşmüş, Orestes’in işlediği bu suça ortaklık eden kardeşi Elektra ise vicdanına boyun eğip pişman olduğu için özgürlüğünü kaybetmiştir. Kitap da adını buradan almaktadır. Vicdan azabının ve pişmanlığın simgesi olarak karşımıza çıkan sineklerin kan emici yönüyle, pişmanlığın insanı yiyip bitirmesi arasında bir benzerlik kurulmuştur. Yazar, bunu ilerleyen sahnelerde insanı hayretler içinde bırakan, çarpıcı bir dille kaleme almıştır. Kitabı okuyup bitirdikten sonra bile etkileyiciliği bitmiyor aksine daha da büyüleyici bir hâl alıyor. Şöyle ufak çaplı bir araştırma yapıp bu senaryonun tarihi bir gerçekliğe ev sahipliği yaptığını ve bu oyunun Alman işgali altındaki Fransa dönemine ait bir canlandırma olduğunu öğrendiğinizde Sartre’ye bir kere daha vurulacaksınız. Yağmurlu bir günde geçmeseydim o sokaktan ve bulmasaydım 1960’lı yıllardan bu yana nice serüvenler atlatıp köhneyerek elime geçen bu kitabı, belki de uzun yıllar boyunca adını duymayacak veya herhangi bir kitapçıda rastlamayacaktım bu muazzam esere. Ve belki de hâlâ Sheakespeare’dan başka bir şey okumuyor olacaktım. İnceleme denilemeyecek kadar eksik ve bir o kadar da kitabın güzelliğini yansıtmamış olan; ama kıyısından
SineklerJean-Paul Sartre · Ataç Yayınevi · 1963261 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2019 14. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2019 14:58
“Ne kadar Müslümanım?” diye defalarca sorgulayacağınız, günlük hayatta kullandığınız kelimelere olan idrakinizi arttıracak ve en önemlisi, Batı’nın bugün hayatımızda fiilen yer edinmiş olmasından daha vahim bir durum olan, kelime oyunlarının Müslümanların hayatında yol açtığı karmaşıklığın nedenini gözler önüne seren, zihnni spekülasyonlara karşı ufkunuzu genişletecek önemli bir eser. Bilinçli bir Müslüman olma yolunda ilerleme kaydetmek isteyenler için kesinlikle, önemle tavsiye edilir.
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
8/10
·304 syf.··
2017 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2017 20:01
Bir annenin verebileceği sevgiden daha fazlasını kızlarına adamış olan erdemli bir babanın kızları üzerinden Paris'in yüksek zümresinin görünmeyen yönlerini, para uğruna takılan maskeleri,geride bırakılan aileleri, tutkusuz aşkları,yalan sevgileri, sahte dostlukları anlatan ; sefil yaşamının yüzlerce dakikasını kızları uğruna harcamasına rağmen ,son saatlerinde bile hatırlanmayan bir babanın dramını etkili bir şekilde ele alan gerçek bir roman.. insanlık trajikomedyası..
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma