Onu anlamadıkça, sevmedikçe ve hayat bahşeden prensiplerini kendisine rehber edinmedikçe de insanlığın bu sıkıntı, sarsıntı ve buhrandan kurtulması mümkün değildir.
Çocukluğumda bize az konuşmamızı tembih eder, hatta susmamızın daha hayırlı olduğunu söyler; yalnızca namaza durduğu vakit dilediğimiz kadar ve istediğimiz sesle konuşmamıza izin verirdi.