"Ezanı duyan kimsenin “Şefaat ya Resûlallah” sözü şirktir. Zira şefaat Allah’ın elindedir ve yalnızca O’nun (cc) izin verdikleri, yine O’nun (cc) izin verdiklerine şefaat edecektir."
Syf. 504 :
“Göklerde nice melekler vardır ki -Allah’ın dileyip razı olduğu kimse için izin vermesi dışında- onların şefaatlerinin hiçbir faydası yoktur.”
- Necm, 26
Hâliyle şefaat yalnızca Allah’tan (cc) istenir. “Rabbim beni Nebi’nin ve şefaat edenlerin şefaatine nail kıl.” denilebilir.
"Bir tek Allah'a iman ettiğini söyleyen, sonra da câhiliyenin buyruklarına koşan bu nesil, tarihte nâdir görülen, eşi ve benzeri bulunmayan bir topluluktur. Bu sebeple, bu nesle, lâ ilâhe illallâh'ın anlatılması ve gereklerinin bildirilmesi zorunludur. Biz bu nesle namazdan, oruçtan, zekâttan, hacdan ve güzel ahlâktan söz etmeden önce, lâ ilâhe illallâh'ı anlatmalıyız ve bununla işe başlamalıyız."
"Allah’ın izni olmadan hiçbir nefsin iman etmesi mümkün değildir. (Allah) akletmeyenleri ricse / pisliğe /azaba mahkûm eder. (veya ricsi akletmeyenlerin üzerine yığar.)"
- En'âm, 125
Bu gecenin üzerimde bıraktığı etki neticesinde, bundan böyle bazı notlarımı -yeri geldiğinde zerzenişlerimi de dahil ederek- daha rahat görebilmek, ulaşabilmek ve çoğunda kendimle sözleştiğimin farkına varabilmek adına bu gönderinin altında biriktirmeye karar verdim. Burası, varlığımın tomurcukları ile ötelediğim çöplüğümün arasında ince bir çizgide bulunacak.
+ Böyle bir kanal açma isteği anlık gelişti diyebilirim. Yaklaşık 2 hafta önce açmıştım. Ve bu vakte kadar faaliyetine başlayıp başlamama kararsızlığına sahiptim. Sanırım olumlu cevap ile finale erdiriyorum konuyu. :) Allah'ın izniyle, çoğu ilmî kitaplardan olmak üzere; ileti, alıntı ve çok uzun olmamak kaydıyla bazı metinleri paylaşacağım:
t.me/erkanverastgeld...