Gözü yükseklerde bir çocuktu hayallerim,
Yıldızlara uzanır, bulutlarda gezerdi.
Hangi rüzgara kapılsa bir umut derdim,
Oysa senin duvarların hepsinden sertti.
Geldin ve hayallerime haddini bildirdin,
Ayağı yere bassın dedin uçan düşlerin.
Işık saçan o renkli lambaları söndürdün,
Gerçeğin soğuk yüzüydü o sert gülüşlerin.
Şimdi ne zaman göğe bakmak istese gözüm,
Aklıma gelir çizdiğin o dar sınırlar.
Yarım kaldı içimde sana söyleyecek sözüm,
Beni bu renksiz, bu katı gerçeklik sarar.
Uçurtmamın ipini elinle kestin,
Geleceğe dair ne varsa sildin,
Büyük hayaller kuran o çocuğa,
Dünyanın kaç bucak olduğunu öğrettin.
Meğer ne çok inanmışım kendi masalıma,
Bir dokunuşun yetti fildişi kulemi yıkmaya.
Had bildirmek dedikleri buymuş meğer;
İnsanın kendi gölgesinden bile korkması.
Artık ne bir özlem içimde, ne de bir değer,
Sadece bir enkazdır bu aşkın son hatırası.