Tek kişi yok ki ölümü görsün.
İşitsin sesini ölümün
Ama gerçektir ölüm ve seslidir.
Gılgamış Destanı 'ndan
Akrep burcu, karanlık ve ölüm gibi konularla birlikte anılır. Zerdüşt lükte akrebin ortaya çıkışı şöyle anlatılır: İyi ve kötüyü, ışık ve aydınlığı bünyesinde toplayan Zurvan (zıtların birliği)'ın iki oğlu olur. Biri Hür müz (iyilik ve aydınlık tanrısı) diğeri Ehrimen (kötülük ve karanlık tan rısı)'dir. İki kardeş dünyaya egemen olmak için savaşırlar. Bu savaşın sonunda Hürmüz, Ehrimen'i karanlıklara gömer ve dünyayı yönetmeye başlar. Fakat yıllar sonra Ehrimen kendini toparlar ve kendisi gibi kötü ve ölümcül olan yaratıklar meydana getirir. İşte bu çirkin ve ölümcül yaratıklardan biri de akreptir.
Akrep, Gılgamış Destanı'nda da ölümcül temalarla anılır. Gılga mış'ın, Güneş tanrısı Şamaş'ı koruyan
Akrep Adamlarla karşılaşması şöyle anlatılır:
Mashu Dağı 'nm eteğine nihayet ulaştığında Gılgamış tırmanmaya başladı
çift taraflı uçurumda;
hop oturup hop kalktı Şamaş
Şimdi bu birbirine benzer kuleler
dokunuyor ırak/ardaki göğe
ve oldukça aşağılarda cehenneme uzanıyor göğüsleri. Zehirli akrep/erdi koruyan ana kapıyı;
her şeye, herkese saldıran tılsımları ölüm getiren.
Ve akreplerin güç parıltıları yayılır.
Akrep Adamların başında boynuzlu bir başlık ve ışık haleleri bulu nurdu. Başı ve gövdesi insan şeklinde olan Akrep Adamların kuş gibi bir pençesi ve akrep kuyruğu vardı. Bakışlarını insan üzerine diktikle rinde öldürücü olurlardı. Destanda Gılgamış, Akrep Adamlara Utnapiş tim'i bulmaya geldiğini ve onunla yaşam ve ölüm konusunda konuşmak istediğini söyler. Akrep Adamlar bunu şimdiye kadar hiç kimsenin yapamadığını ve karanlık tünelde hiç ışık olmadığını söyleseler de, Gılga mış'ın kararlılığı karşısında kapıyı açarlar. Gılgamış kapı açılınca ka ranlıkla