ama daha uyanık bir gözlemci, bunu bambaşka bir gerçeğin giriş kapısı gibi düşünürdü. kapıyı itip açmanın sorumluluğu sana ait; inan bana, duymak istemezsin bunu. belki de hemen gitmelisin, henüz vakit erken.
benimle ne zaman istersen konuşabilirsin. ben de bir zamanlar senin yaşındaydım, derdi babam hep. sadece senin hissettiğini sandığın şeyler, inan bana, ben onların hepsini yaşadım ve atlattım, hemde birden çok kez... bazılarını hiç anlayamadım ve bazılarında da bugün senin kadar cahilim ama yine de, insan yüreğindeki hemen her dönemeci, her bilet gişesini, her odayı biliyorum.
ben glaucus'tum, o da diomedes. erkeklerin dünyasına ait adı konmamış bir inanç gereği, ben altın zırhımı verip onun bronz zırhını alıyordum. adil bir alışveriş. pazarlık eden de yok, cimrilikten ya da savurganlıktan söz eden de.