Hakan

Hakan
@hakanadiyaman
Merhaba. Bu profilde kendi yazılarımı, deneyimlerimi ve okuma kayıtlarımı paylaşıyorum. Kimseyi takip etmiyorum, onun dışında ilgi ve görüşlerinizi paylaşmanızın beni motive ettiğini bildirmek isterim
İstanbul
31 Temmuz
203 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
@hakanadiyaman·
·
sabitlendi
Hüznüm doğduğunda, onu özenle besledim, sevgim ve şefkatimle üzerine titredim. Ve Hüznüm büyüdü, bütün canlı varlıklar gibi güçlü, güzel ve derin hazlarla dolu. Ve Hüznüm’le ben, sevdik birbirimizi; bizi kuşatan dünyayı da sevdik, çünkü Hüznüm’ün müşfik bir kalbi vardı ve benim kalbim de Hüzün sayesinde müşfikti. Hüznüm’le ben, karşılıklı konuştuğumuzda, günlerimiz kanatlanır, gecelerimiz düşlerle dolardı, çünkü Hüznüm güzel konuşurdu ve ben de Hüzün sayesinde güzel konuşurdum. Ve, Hüznüm’le ben, birlikte şarkı söylediğimizde, komşularımız pencerelere koşuşur, bizi dinlerlerdi. Şarkılarımız deniz kadar derin, ezgilerimiz garip anılarla dolu olurdu. Hüznümde ben, birlikte yürüdüğümüzde, insanlar bizi sevecen bakışlarla izler, gönül alıcı bir tatlılıkla mırıldanırlardı. Ama bize kıskançlıkla bakanlar da vardı, çünkü Hüzün asildi, ben de Hüzün’le gurur duyuyordum. Ancak, her canlı varlık gibi Hüznüm de öldü; ben de, tek başıma, derin düşüncelere daldım. Ve şimdi, konuştuğumda, sözcüklerim ağır geliyor kulaklarıma. Ve şarkı söylediğimde, komşularım beni dinlemeye gelmiyorlar artık. Ve sokaklarda yürüdüğümde, kimse bana bakmıyor. Ancak uykumda, merhametle konuşan sesler duyuyorum: “Bakın! Orada Hüznü’nü yitiren adam uyuyor.”
Sayfa 42·Kitabı okudu
Zaman, duvar saatlerinin zamanı değil; bizim ruhsal durumlarımızın zamanıdır. Bu ikisini karıştırmak, içselliğimizi mekânın koşullarına uyarlamak; onu yaşanmış bir şey olarak değil, uzam olarak tanımlamaktır. Bilinci nesnelerin düzeyine indirgemek, onu nesneler gibi mekâna teslim etmektir. Oysa bilincin belirgin özelliği süredir. Süre ise nicelik değil, yoğunluktur ve ölçülebilir noktaların yan yana gelmesinden çok yaşayan bir melodi birliğine bağlıdır. Bu birlik, birbirini izlemeyen ama birbiri içinde oluşan bir yığın belirsiz unsurdan meydana gelir. Her an, kendinden önce geleni sadece takip etmez; onu içinde taşır, dönüştürür ve yeni bir tona büründürür. Bu yüzden bilinç, mekanik bir saatin tik takları gibi parçalanamaz. İnsanın yaşadığı zaman, bölünmüş değil; iç içe geçmiş bir akıştır. Bir melodiyi düşün: Notaları tek tek ayırdığında geriye yalnızca kuru sesler kalır. Oysa melodiyi melodi yapan şey, notaların birbirine karışarak tek bir ruh halinde akmasıdır. İnsan hafızası da böyledir. Geçmiş, geride bırakılmış ölü bir alan değil; şimdiye sızan, onu şekillendiren canlı bir gölgedir. Bu nedenle insan, her saniye yeniden kurulan bir varlık değil; bütün geçmişini taşıyarak değişen bir oluş halidir. Mekân, şeyleri yan yana dizer; süre ise onları birbirinin içine işler. Bu yüzden matematiksel zaman ile yaşanan zaman aynı değildir. Saatin gösterdiği “beş dakika”, âşık için bir an, acı çeken için sonsuzluk olabilir. Çünkü gerçek süre, dışarıdan ölçülen değil, içeriden hissedilen zamandır. Ve insan, zamanı hesaplayarak değil, yaşayarak kavrar.

Hakan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·46 syf.·
2026 7. kitabı
Seneca
8.1/10 · 4.024 okunma

Hakan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.·
2026 6. kitabı
Seneca
8.1/10 · 204 okunma