Anton Çehov'un 1894 yılında yazdığı Kara Keşiş adlı öyküsü, yazarın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Çehov, öyküyü, olay örgüsü yerine, karakterin iç dünyasını ve duygularını yansıtarak kurgular. Öykü, Kovrin'in iç monologları aracılığıyla ilerler. Bu monologlar, Kovrin'in ruhsal durumunu ve yaşadıklarını okura yansıtır. Çehov, öyküde, gerçekçi bir dil ve üslup kullanır. Öyküdeki karakterler ve olaylar, gerçek hayattan alınmıştır.
Kovrin, genç ve başarılı bir profesördür. Hayattan ve çevresinden memnundur. Ancak bir gün rüyasında gördüğü kara keşiş figürü, onun hayatını tamamen değiştirir. Keşiş, Kovrin'e "Sen bir dahisin, ama bir deha olmanın bedeli var" der. Bu rüyadan sonra Kovrin, kendini olağanüstü bir güç ve yeteneğe sahip hisseder. Ancak bu güç ve yetenek, onu aynı zamanda bir yalnızlığa ve mutsuzluğa sürükler.
Kovrin, önceleri bu durumu kabullenmeye çalışır. Ancak zamanla, bu durumun onu kontrol ettiğini fark eder. Kovrin, kara keşişi görmeye devam eder ve onunla konuşmaya başlar. Keşiş, Kovrin'e dünyanın anlamını ve insan varoluşunun amacını sorgulatmaya başlar.
Kovrin, bu sorgulamalarla birlikte, kendi varoluşunun anlamını da sorgulamaya başlar. Geçmişini, şimdiki halini ve geleceğini sorgular. Bu sorgulama süreci, Kovrin'i bir çıkmaza sürükler. Kovrin, bir yandan kara keşişin söylediklerine inanmak ister, diğer yandan ise bu inancın onu daha da mutsuz edeceğini bilir.
Kovrin, sonunda bu çıkmazdan kurtulmaya karar verir. Keşişi görmeyi ve onunla konuşmayı bırakır. Bu karar, Kovrin'in hayatında bir dönüm noktası olur. Kovrin, yeniden eski mutlu ve huzurlu günlerine döner. Ancak bu dönüşüm, kolay olmaz. Kovrin, kara keşişin bıraktığı izlerden kurtulmak için uzun bir süre mücadele etmek zorunda kalır.
Öykünün bir diğer teması ise insan