Kısa Klasikler 27

Klara Miliç

Ivan Turgenyev
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Klara Miliç - Dikkat Spoiler İçerir -
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2021 21:30
Ivan Sergeyeviç Turgeyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. 1982 yılında ölmeden önce kaleme aldığı son eseri Klara Miliç'tir. Yakov Aratov ailesinin ölümünün ardından halası Platonida İvanovna'nın evine taşınır. Aratov bilime - sanata önem veren, insanlardan uzak duran, yeni biriyle tanışmaya sıcak bakmayan hatta en iyi anlaştığı dostların kitapları olduğunu gören komşuları tarafından tuhaf bulunan bir kişiliktir. Kupfer sosyal sorumluluk projeleri kapsamında edebiyat ve müzik dinletisi düzenleyen ve Aratov'un reel hayatındaki tek arkadaşıdır. Kupfer yine bu projelerden birinde Aratov'un sanata olan ilgisini bildiği için ondan da bilet almasını rica ederken tiyatro salonunda fevkalade bir sesle tanıştıracağını söyler. Aratov'un Klara Miliç ile tanışması bu şekilde gerçekleşir. Klara Miliç bu tanışma sonrası hayatında ilk kez aşık olur ve bunu Aratov'a söylediği zaman gördüğü saygısız tavır karşısında kahrolur. Bir tiyatro oyunu sırasında kendisini zehirleyerek sahnede intihar eder. İntihar sonrası suçluluk duyan Aratov, bunun gizemi üzerine araştırmalara başlar ve o andan itibaren Miliç'in ruhunu odasında hissetmeye başlar. Aratov, Miliç ile tanıştığında hoşlanmasa da olayları düşündüğü zaman kendi iç dünyasında yaşadığı çelişkiler, gördüğü halüsinasyonlar sonrası ona aşık olduğuna kanaat getirir. Bir ölü, bir canlı olarak aşk yaşamaya başlarlar o andan itibaren odasından çıkmayı reddeden Aratov çok geçmeden halasının göz yaşlarını akıttığı kendisinin ise tebessüm içinde olduğu bir anda hayata gözlerini yumar. Aratov'un her sayfa başı değişen, birbirine giren duyguları karşısında derin düşünceler içine girmeme sebep olan bu eser; "ölüm, yaşam, aşk ve acı olgularına dair yumuşak bir dille anlatıların olduğu, sürükleyici bir
Edebiyat
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma
8/10
·80 syf.··
2025 5. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 22:33
#Alıntılar - "İstediğim gibi birine asla rastlayamayaca­ğım... Diğerleri ise bana lazım değil!" - "Kafesiniz küçük... Kanatlarıma göre değil! " Ivan Turgenyev • Turgenyev’in vefatından önceki son romanı. Ölüm, yaşam ve aşk duygularının iç içe olduğu sade anlatımlı bir kitaptı. Kitapta hayatında ilk kez aşık olan Klara Miliç, ilanı aşıkndan sonra Aratov'un sert tepkisiyle karşılaşıyor. Bu tepkiden sonra bir daha hiç karşılaşmıyorlar ve Aratov bir gün Klara'nın öldüğünü öğreniyor. Ondan hoşlanmadığını, güzel bulamadığını hatta bir çingene gibi olduğunu söylese de Klara'nın ölümü Aratov'da bir suçluluk duygusu uyandırıyor. Kendi iç hesaplaşmalarında onu düşünmeden edemiyor. Her ne kadar ona aşık olmadığını düşünse de rüyalarında bile onu görüp yanında onu hissetmeye başlıyor. Aratov artık odasından çıkmamaya başlayıp yemeden içmeden kesiliyor ve düşündüğü tek şey Klara oluyor. Zaten bir süre sonra da hayata gözlerini yumuyor...
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma
8/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 00:23
Selamlar Klara Miliç, benim bir süredir merak ettiğim bir kitaptı. Önce kitap hakkında okuduğum birkaç bilgiden bahsetmek istiyorum. Sabahattin Ali bir konuşmasında, "Turgenyev’in koskocaman hikâyelerini bir defada sonuna kadar okuduğum oluyordu. Hele bunlardan bir tanesi beni günlerce sarsmıştı." demiş. Bu eser 'Klara Miliç'. Kürk Mantolu Madonna kitabındaki Maria Puder ile Klara Miliç karakteri benzer özellikler taşıyormuş. İki eseri yakın zamanlı okusak bunu daha iyi görebiliriz sanıyorum. Turgenyev eseri ilk önce 'Ölümden Sonra' ismiyle ortaya çıkarmış. Ancak eserinin ispritizma suçlamalarına maruz kalacağını düşünerek kısa bir zaman sonra ismini değiştirip Klara Miliç yapmış. Kitabın konusu, hayatında ilk kez aşık olan ve gördüğü saygısız tavırla yıkılan Klara ile nasıl davranacağını bilemeyen, her şeyi eline yüzüne bulaştıran Aratov 'un kısa ama ölümsüz aşkı üzerine. Ölüm, yaşam ve aşk duygularının iç içe olduğu sade anlatımlı bir kitaptı. Aynı eseri okuyan her okuyucu kendine göre bir yorum çıkarabilir. Kitabı bitirdikten sonra benim aklıma ilk gelen şu oldu : Bir insanı sevmek veya sevdiğimizi fark etmek için o kişiyi yitirmek mi gerekir?
1000Kitap
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma
10/10
·80 syf.··
2022 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2022 09:42
Merhaba Rus yazar turgenyev'den klara Miliç isimli bu kısa ama etkili kitabı okudum.Turgenyev Avrupalı bakış açısına sahip tek rus yazar olarak biliniyor. Tek yakını olan halası ile birlikte yaşayan Aratov bir gün arkadaşlarıyla tiyatro oyununa gider.Ünlü oyuncu ve sahne sanatçısı olan klara ile tanışır.Daha sonra klara ona bir aşk mektubu yollar.Fakat Aratov ona inanmaz ve yüzleşirler. Onunla dalga geçtiğini düşünür ama klara Aratov'a karşılıksız bir aşkla bağlanmıştır. ** Aratov kadınlarla ilişki kurmayan ve kendi dünyasında yaşayan içedönük bir karakterdir. Klara ise Nişanlısını reddedip evli bir tiyatro sanatçısı ile kaçmış ve ailesi tarafından da bu yüzden sevilmeyen bir karakter.Yetenekli,güzel bir karakter. Kitap klara'nın intiharından sonra Aratov'un ona olan aşkını konu alıyor aslında.Ölüm sonrası aşk'ı yani. *** Ölüm'mü daha güçlü'dür yoksa aşk'mı? Bedenler ölse de insan ruhunun ölümsüzlüğü aşikar.Ruh her zaman ölümsüzdür.Ama insanlar öldükten sonra bile aşık olduğu kişiyi unutabilir mi?Kitapta incil'de geçen bazı kısımlardan aşk'ın ölümsüzlüğünden de bahsediliyor. Uzun zamandır bu kadar güzel bir klasik okumamıştım iyiki okudum.Gözünüzü korkutmasın bir solukta okunuyor.Ben çok sevdim.Tavsiye ederim..:)
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma
ARATOV, SEN ZATEN YAŞAYAN BİR ÖLÜSÜN!
7/10
·80 syf.·
2021 22. kitabı
*SPOİLER İÇERİR* Turgenyev'in okuduğum ilk ve tek kitabı Babalar ve Oğullar'dı. Yıllar sonra tekrar bir Turgenyev kitabına başlarken yine Bazarov gibi nihilizmin girdaplarında savrulan dünyayı hiçe sayan bir hiç kimseyle karşılaşacağımı düşündüm. Hele hele bir aşkın kitaba hakim olabileceğini hiç mi hiç aklımdan geçirmedim. Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna kitabını yazarken bu kitaptan etkilendiğini yazmış birçok okur. Ama nedense ben pek bir benzerlik bulamadım. Ayrıca Turgenyev'in herhangi bir eserinde mistik bir anlatımla karşılacağıma inanmıyordum. Bana epeyce bir ters köşe yaptın Turgenyev. Eline sağlık. Neyse geçelim kitaba: Kitapta, anne ve babadan mahrum kalmış, kitaplara sığınmış, halasıyla yaşayan, annesine karşı bir aşk besleyen (Ödips Kompleksi), yıllardır tabiri caizse duygusuz bir şekilde yaşamış, eline kadın eli değmemiş, bedenen ve ruhen bakir ve aynı zamanda da bu bakirliği bozmaya pek de hevesli olmayan, az biraz da narsistik kişilik bozukluğuna sahip olduğunu düşündüğüm Aratov'un inandığı bütün gerçekliğin bir anda yıkılması ve aşkı tatması, mutlu bir şekilde ve aynı zamanda da aşkı ölümden güçlü kılarak hayata gözlerini yumması biraz romantik biraz mistik bir şekilde anlatılmış Turgenyev tarafından. Aslında pek aşk hikayelerinden hoşlanmıyorum ancak Aratov'un haletiruhiyesini içinde bulunduğu ahval ve şeraiti de göz önüne alarak incelemekten şeref duyarım. Aratov toplumdan ve kadınlardan uzak durarak kendi gerçekliğini yaratmış, kitaplara yoğunlaşmış bir münzevi. Aslında ruhen ölmüş daha doğrusu kendisi yaşayan bir ölü. Ama bunun farkında değil. Kitapta çok güzel iki rüya sahnesi var. Birinci rüya sahnesi Aratov'un durumunu zaten bize aktarmak için yeter de artar bile. İlk rüyada bir mezarda bir kadınla Aratov yatıyorlar. Aslında o mezar Aratov'un kendi
Edebiyat
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 52. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2024 11:12
Klara Miliç, genç bir adamın kabul etmediği bir aşkın sonrasındaki pişmanlığının anlatıldığı kısa ama oldukça etkileyici bir metin. Yakar Aratov, anne ve babasını çok küçük yaşta kaybetmiş ve halası ile yaşayan, kendi işinden gücünden başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen, zamanının çoğunu kitaplarıyla ve neredeyse tüm gün evde geçiren, insanlarla ilişkisi yok denecek kadar az olan bir gençtir. Bir gün kendine en yakın arkadaşı olarak gördüğü Kupfer'in ısrarıyla gittiği bir davette hayatı tamamen değişecektir. Her şey Klara Miliç'in Aratov'u görmesiyle başlar. Klara Miliç bir sanatçıdır, tiyatro oyunlarında oynayıp, şiirler söylemektedir. Fakat Aratov kendini insanlardan o kadar soyutlamıştır ki bu tür ortamlarda adeta nefes alamaz duruma gelip kaçacak yer arayıp oralarda durmamaktadır. Bir gün Klara Miliç'ten aldığı bir mektupla hayatı yerli yerinden oynayacaktır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi Aratov oldukça içine kapanık ve kendini insanlardan soyutlamış biridir. İnsanlara karşı da bir hayli ön yargılıdır. Bir kadının neredeyse hiç tanımadığı bir kişiyle tanışmak isteyip ona aşkını itiraf etmesini bir zayıflık ve adeta münasebetsizlik olarak görüp Klara Miliç'i adeta aşağılamıştır. Ama o günden sonra Aratov için hiçbir şey eskisi gibi olmamıştır. Daha önce hiç hissetmediği ve aklına bile gelmeyen düşüncelerle boğuşup durmaya başlamıştır. Ve bir gün gazetede Klara Miliç'in ölüm haberini görmesiyle adete ne yapacağını bilemez hale gelir. Acaba bu durumun sorumlusu kendisi midir? Bir türlü bu düşünceyi kafasından atamaz ve Klara Miliç hakkında bir bakıma vicdanını rahatlatmak için araştırma yapmaya başlar. Aşkın ve pişmanlığın bir insana neler yaptırabileceğini, insanı nasıl bir ruh haline sokup ona neler yaşatabileceğini çok etkileyici bir şekilde anlatan bu eser
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2022 00:00
Farklı eserlerde adına rastlamamla edindiğim bir klasik Klara Miliç. Kısa ama doyurucu. Bitirmeden elden bırakmak mümkün değil. Bir bölüm bitiyor ve sonraki bölüme başlamak için bir acelecilik çıkıyor ortaya, sanki sonu ve başı yokmuş öyle akıyormuş gibi, bölümleri ara vermek için birbirinden ayrı tutmak haksızlık olur gibi, sanki ara verirsen bıraktığın yeri kaybedecekmişsin ve bir daha dönemeyecekmişsin gibi. Kısa ama oldukça etkili. Bir yandan sonunu tahmin ederken ve tahmin ettiğin sona yaklaşırken bir yandan “mümkün mü?” diye sorduruyor. Tüyleri diken diken eden türden. Gerilim desem dilim varmıyor, masalsı gibi ama üstünde kalıyor. Muazzam bir klasik. #okudumbitti #ivanturgenyev #klaramiliç
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma
ÖLÜMDEN SONRA
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 15:22
İlk kez Turgenyev okudum ve uzun bir süre sonra yeniden klasiklere dönmem gerektiğini düşündüm. Bu küçük novella oldukça ilginç bir konuya ve hikayeye sahip. Turgenyev onu “Ölümden Sonra” ismiyle yayımlamak istemiş ama ispritizmacı (ölülerin ruhuyla ilişki kurulabileceği inancı, ruh çağırma vb.) olduğu zannedilir endişesiyle kitaba Klara Miliç ismini vermiş. Bu derin konuyu bu kadar kısa bir öyküde işlemesi de aynı endişeyle ilgiliydi belki. Keşke daha uzun yazsaydı demekle, 75 sayfalık anlatının gerisini okurun merak ve hayal gücüne bırakmasındaki ustalığa saygı duymak arasında kararsızım. Gece okunması durumunda tedirgin edebilecek bir hikaye olduğunu da belirteyim son olarak. Tavsiyemdir.
Edebiyat
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma
"Kara bahtlı Klara! Aptal Klara!"
Puan vermedi·80 syf.··
2021 2. kitabı
Uzun zaman önce Kürk Mantolu Madonna'yı okurken bu kitaptan bahsedildiğini hatırlıyorum, bugün de ansızın okumaya başladım ve bir çırpıda bitti zaten. Sonuyla gerçekten vurucu bir kitap. Karakterleri kendi sonlarına iten asıl sebepleri çokça sorguladım. Klara'nın yaptığına sebep olan aşk mı yoksa gurur muydu, aynı şekilde Arakov'un bu denli umutsuzluğunun asıl sebebi bir daha aynı tutkuyla sevilmeyeceğine olan inancı mıydı? Bunları hiçbir zaman bilemeyeceğiz tabi. Kitap hakkında bir de şunu söylemek isterim, okuyup bitirdiğimde Kürk Mantolu Madonna'yı bitirdiğimdekiyle aynı duyguları hissettim. Çok benzer bir tat kaldı damağımda. Hoş bir kitaptı kısacası.
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma
6/10
·80 syf.··
2023 7. kitabı
Ivan Turgenyev'in 1883 yılında yayımlanan Klara Miliç romanı, aşkın, ruhsal çöküşün ve intiharın trajik bir portresini çizen klasik bir Rus romanıdır. Roman dönemin Rus toplumunun baskıcı yapısına da bir eleştiri niteliğindedir. Toplum tarafından kabul görmeyen, özgür ruhlu insanların yaşadığı zorlukları gözler önüne serer. Genç ve yetenekli bir müzisyen olan Klara Miliç ile kendi küçük dünyasında yaşayan toprak sahibi soylu Yakov Aratov arasındaki aşkı konu alır. Klara, yetenekli bir piyanist ve şarkıcıdır. Ancak, toplum tarafından kabul görmeyen, özgür ruhlu bir kadındır. Yakov ise, kendi küçük dünyasında yaşayan, duygularını ifade etmekte zorlanan bir genç adamdır. İkili, bir matinede tanışır ve birbirlerine aşık olur. Ancak, aşkları, toplum baskısı ve birbirlerinin farklılığı nedeniyle bir çıkmaza girer. Klara, toplum tarafından dışlanmaktan korkarken, Yakov ise, Klara'nın özgür ruhunu anlamakta zorlanır. Roman, Klara'nın ruhsal çöküşü ve intiharı ile son bulur. Klara, toplum tarafından kabul edilmediği için, aşkını yaşayamadığı için ve Yakov'un onu anlayamadığını düşündüğü için intihar eder. Klara ve Yakov arasındaki aşk, toplum baskısı ve birbirlerinin farklılığı nedeniyle bir çıkmaza girer. Bu durum, aşkın ne kadar güçlü bir duygu olsa da, bazen aşılamaz engeller karşısında yenilebileceğini gösterir. Klara, özgür ruhlu, tutkulu ve yetenekli bir kadındır. Ancak, toplum tarafından dışlanmaktan korktuğu için, aşkını yaşayabilmek için mücadele etmek zorunda kalır. Klara karakteri, dönemin Rus toplumunda yaşayan kadınların yaşadığı zorlukların bir yansıması olarak okunabilir. Yakov, kendi küçük dünyasında yaşayan, duygularını ifade etmekte zorlanan bir genç adamdır. Klara ile tanışması, onu kendi dünyasından dışarıya çıkarır ve onu yeni duygular keşfetmeye
Klara MiliçIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20203,490 okunma

Yazar Hakkında

Ivan TurgenyevYazar · 57 kitap
Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 9 Kasım 1818 tarihinde Orel şehrinde varlıklı bir ailede doğmuştur. Annesi Varvara Petrovna Lutovina, babası Süvari albayı Sergei Nikoleviç Turgenyev’dir. Aile 1827'de Moskova'ya taşınır. Babası 1836 yılında vefat eder. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, özel okullarda eğitim görüp, özel öğretmenlerden dersler alır. Henüz bir çocukken; Almanca, İngilizce ve Fransızca'yı anadili gibi konuşmaya başlar. Yüksek öğrenimi için önce Moskova’ya oradan da St. Petersburg’a geçen İvan, Rus dili ve edebiyatı eğitimini kendi ülkesinde tamamladıktan sonra Almanya’ya gider ve 1838-1841 yılları arasında Berlin Üniversitesi’nde felsefe okur. Daha sonra St. Petersburg’a geri dönüp iki yıl kadar bir devlet kurumunda çalışır. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, Fransa’da tanıştığı “Gustave Flaubert” ile sıkı bir dostluk kurarak, daha sonraki yıllarda gerçekçilik akımının öncülerinden biri olmuştur. Ivan, ilk olarak 1850 yılında “Lüzumsuz bir Adamın Günlüğü” adını verdiği novellasıyla, ölümünden birkaç gün önce zihninden geçenleri not defterine aktaran bir yazarın hikâyesini anlatarak, yakın çevresine adını duyurur. Şöhretini ise 1852 yılında “Bir Avcının Notları” ile pekiştirir. İvan gençlik yıllarında özel eğitiminden geri kalan zamanları avcılıkla geçirmiştir. Yapıtlarındaki ince duygulu karakter çizimleri, lirik-müziksel dil onu Rus gerçekçiliğinin temsilcisi yapmakla kalmaz, dünya edebiyatının büyükleri arasına da sokar. Turgenyev, eserlerinde serflik ilişkilerinin insana aykırılığını, feodal-aristokrat Rusya'nın yıkılışını, yeni burjuva-demokratik güçlerin yükselişini gerçekçi biçimde yansıtmıştır. Batıyla Doğu arasında kendini sıkışmış hisseden yazarın Çarlık Dönemi’nin Rus entelektüellerini irdelediği “Asilzade Yuvası" adlı romanı 1859 yılında yayınlanır. 1859 yılında annesi de ölünce, geriye kalan topraklar serfler ( toprak ağası adına çalışan köylü) arasında dağıtılırken Turgenyev’e de tüm hayatını rahatça idame ettirebileceği yüklü bir miras kalmıştır. Böylece dünyevi sorunlardan kurtulan yazar başyapıtı, “Babalar ve Oğullar” üzerinde çalışmaya başlar. Gençliğinde köylü kızlara duyduğu ilgiyi ve bu ilişkilerden doğan bir gayrı meşru kızını saymazsak Turgenyev hiç evlenmemiş, babalığını üstlendiği bir çocuk sahibi olmamıştır. Özel hayatı, gönül maceraları pek bilinmeyen Turgenyev’in otuzlu yaşlarda tanıştığı Pauline Viardot ise umutsuz bir aşk macerası olarak yaşamına damga vurmuştur. Altı farklı dili konuşabilen, iyi bir piyanist ve şarkıcı olan sevgilisi evli olduğu için bu çiftin yarı fiziksel, yarı duygusal beraberliği kısa süreli ilişkiler şeklinde uzun yıllar devam eder. Bozkırda Bir Kral Lear (1870), Ham Toprak (1877) gibi eserleri eleştirmenlerden beklediği tepkiyi alamadı ve kendini mutsuz hisseden Turgenyev, son kez ülkesini terk edip hayatının son dönemini bir türlü vazgeçemediği kadının, Pauline Viardot’nun yakınlarında, Paris’te geçirdi. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 3 Eylül 1883 tarihinde Fransa'da Paris yakınlarındaki Bougival kasabasında öldü. Ölmeden önceki arzusu uyarınca naaşı Rusya'ya getirildi ve Belinski'nin mezarının yanına gömüldü.