Fazıl KURT

Fazıl KURT
@benfazilkurt
Kocaeli Üniversitesi
Kocaeli
Anamur, 16 Aralık 1999
198 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Hüzünlenmişti, derin düşüncelere daldı. Yorganı başından çekmişti bile. O an Oblomov'un hayatının en aydınlık, en bilinçli anlarından biriydi. Ansızın, insanoğlunun kaderiyle, göreviyle ilgili
Sayfa 132 - İletişim Yayıncılık 5. Baskı, 2019 İstanbul
Edebiyat
Reklam
3. Gün 1. Hikayeden
Güzel hanımlar, kadınlarla erkeklerin pek çoğu, başlarına beyaz eşarp bağlayıp sırtlarına siyah cüppe geçirmekle, genç kızların kadınlıktan çıktıklarına, kadınsal dürtülerini yitirdiklerine, rahibeye dönüşünce taş kesildiklerine inanma ahmaklığını gösterirler ve bu inançlarına aykırı düşen bir durum görünce sanki doğaya karşı korkunç ve alçakça bir suç işlenmiş gibi rahatsız hissederler. İstedikleri zaman bu işi yapabilme özgürlüğüne sahip oldukları halde kendilerinin de doymak bilmediğini düşünmemeleri bir yana; inzivanın ve yalnızlığın muazzam gücünü de görmezden gelirler. Yine aynı şekilde toprakta çalışanlarda kazma sallamanın, çapa yapmanın, hantal ve iri yiyeceklerle beslenmenin, rahatsız yaşamanın şehvet arzusunu körelttiğine, onları aklı kıt, kaba saba kimselere çevirdiğine inananlar da epey fazladır.
Sayfa 192 - Alfa Yayınları 2. Basım: Haziran 2020
Edebiyat
2. Gün 7. Hikaye
Sevgili hanımlar, bizim için neyin doğru olduğunu kestirmek zordur ve etrafımız bunun örnekleriyle doludur. Mesela, zengin olunca dertsiz tasasız yaşanabildiğini zanneden , bunun için Tanrı'ya dualar eden, hatta bu kadarla kalmayıp gözlerini karartarak belaların ve tehlikelerin içine atılan; fakat tam da emellerine ulaştıkları zaman, zenginleşmeden önce kendilerini canı gibi sevenler tarafından, iyi bir mirasa konma hırsıyla öldürülenler çoktur; ya da aşağı tabakadan gelip korkunç savaşlara giren, kardeşlerinin, dostlarının kanını döken ve korkudan, endişeden uzak bir mutluluğun doruğu zannettikleri kraliyet mertebesine yükseldikten sonra, krallığın altın kadehinden zehir içildiğini hayatları pahasına öğrenenler vardır. Beden gücüne, güzelliğe ya da şatafata arsız bir iştahla heves edenlerse, bu emellerinin kendilerini ölüme ya da acı dolu bir hayata sürükleyeceğini, yanlış yöne sapmadan anlamazlar. İnsanoğlunun her arzusunu tek tek ele almamak adına, kaderin kaygan zemininde hiçbir şeyin mutlak bir güvenle seçilemeyeceğini belirteyim. İhtiyacımız olanı bilen ve veren yalnızca O'dur; eğer doğru yolda ilerlemek istiyorsak, O'nun verdiklerini almalı ve elimizdekilere sahip çıkmalıyız. Erkekler çeşitli arzular peşinde günaha girerken, siz değerli hanımlar genellikle tek bir arzunun peşinde, güzel olma hevesiyle günah işlersiniz ve bu uğurda, doğanın size verdiğiyle yetinmez, bin bir maharetle daha da güzelleşmeye çalışırsınız.
Sayfa 131 - Alfa Yayınları 2. Basım: Haziran 2020
Edebiyat
Ah, bir zamanlar hizmetçilerle, beylerle, hanımlarla dolup taşa nice büyük saraylar, nice güzel evler, göz alıcı konaklar bomboş kalmıştı! En toy uşak da dahil olmak üzere kimseler yoktu artık içlerinde. Hatırlamaya değer nice soylu aileler, uçsuz bucaksız servetler, dillere destan zenginlikler mirasçısız kalmıştı. Başkalarını geçtim, bizzat Galen'in, Hipokrat'ın ya da Asklepios'un son derece sağlıklı diye nitelendireceği nice yiğit adamlar, güzel kadınlar, sevimli gençler sabah kahvaltısını aileleriyle, sevdikleriyle, dostlarıyla ederken, aynı günün akşamında öteki dünyada, atalarıyla birlikte yemişlerdi akşam yemeğini.
Sayfa 19 - Alfa Yayınları, 2. Basım: Haziran 2019
Edebiyat
Siyasetin senin için bir ölüm kalım meselesi olduğunu anlamıştım. sonbaharda, bir gün, ailelere her yıl defter, çanta, araç gereç almaları için verilen okula dönüş yardımına yaklaşık yüz euro zam yapıldı. Sevinçten deliye dönmüştün, salonun ortasında bağırdın: ''Denize gidiyoruz!'' Beş kişilik arabaya altı kişi doluşarak yola çıktık - ben bagaja oturdum, casusu filmlerindeki rehineler gibi, tercihim buydu. Bütün gün bayram havasında geçti. Her şeye sahip olan bir ailenin, siyasi bir kararı kutlamak için denize gittiğini ne gördüm, ne de duydum, onlar bunu yapmaz çünkü siyaset onların hayatlarında neredeyse hiçbir şey değiştirmez. Paris'e, senden uzağa yaşamaya gittiğimde bunun farkına vardım: Egemenler solcu bir hükümetten şikayet edebilir, sağcı bir hükümetten de şikayet edebilir. ama hiçbir hükümet onların sindirim sorunları yaşamasına sebep olmaz, hiçbir hükümet onların belini ezmez, hiçbir hükümet onları denize koşturacak şeyler yapmaz. Siyaset onların hayatını değiştirmez, belki azıcık. Bu da tuhaftır aslında, siyaseti yapan onlardır ama yaptıkları siyaset hayatlarını neredeyse hiç etkilemez. Siyaset, egemenler için genellikle, estetik bir meseledir. Bir tür kendini keşfetme yöntemi, bir tür dünyayı algılama, kişiliğini inşa etme biçimidir. Bizler içinse ölmek ya da yaşamak anlamına gelir.
Sayfa 47 - Can Yayınları, 4. Basım: Şubat 2022, İstanbul
Edebiyat