Hikayeler asla başından başlamaz. Bu bakımdan hayattan farklıdırlar. Hayat doğumdan ölüme, başlangıçtan bilinmez bir geleceğe doğru yanaşır. Ama hikayeler geriye bakışla anlatılır. Hikayeler geriye doğru yaşanan hayattır.
Her kitap bir yerden başlamak zorunda. Yürekli bir harf önden gitmeye gönüllü olup inançla kendini satıra yatırmalı, ondan cesaret alan bir sözcük peşi sıra gelmeli, bir cümleyi de ardınca sürüklemeli. Ondan sonra bir paragraf, çok geçmeden bir sayfa toplanıverir. Kitap artık yola çıkmış, sesini bulmuş, kendini var oluşa çağırmaktadır.
Kozmos’u olduğu gibi algılamaya çalışmalıyız, olmasını istediğimiz şekliyle değil. Apaçık olan şey bazen sahte çıkabilir, beklenmeyen bir sonuçsa kimi zaman gerçek çıkabilir. Önlerindeki sorunun sınırları geniş olunca, insanlar aynı görüşleri, amaçlan paylaşabilirler. Kozmos’un incelenmesi ise sınırları çok geniş bir sorundur.