Şimdiye dek yalnızca küçük bir dünya üzerindeki yaşamın sesine kulak verdik. Fakat artık hiç olmazsa, Kozmos’un çok sesli müziğine kulaklarımızı açmış bulunuyoruz.
Yalnızca bir güncük ve günü sonsuzmuş gibi algılayan kelebeklere benziyoruz. Yerküremizde olup bitenler, öteki birçok dünyada yaşam evrimine ilişkin olup bilenlerin az çok aynısıdır belki.
Uzaya çıkıp evreni inceledik ve karanlık bir galaksinin ücra köşesindeki bir yıldızın çevresinde dolanan toz zerreciği üzerinde yaşadığımızı gördük. Uzayın enginliğinde bir zerreciksek, çağların enginliğinde de ancak bir anlık zaman içinde yaşıyoruz demektir.
Hayal gücü bizleri çoğu zaman bilinmedik diyarlara götürür ve o olmadan hiçbir yere ulaşamayız. Kuşku da bize, düş ürünüyle gerçek arasındaki farkı bulmamızı ve varsayımlarımızı sınamamızı sağlayan yolu açar.