Baylar, bazı sorular içimi kemirip duruyor; ne
olur bana bunların çözümünü verin. Mesela siz insanı eski alışkanlıklarından vazgeçirmek, iradesini bilimle, sağduyuyla bağdaşacak tarzda düzenlemek istiyorsunuz. Fakat insanlarda böyle bir ıslahın sadece mümkün değil, aynı zamanda mecburi olduğunu nereden biliyorsunuz? İnsan iradesinin bu derece ıslaha muhtaç olduğu hükmünü neye göre veriyorsunuz? Kisacası, boyle bir ıslahın insana gerçekten fayda sağlayacagina nasıl karar verdiniz: Açık konuşalım; aklin ve aritmetiğin desteklediği gerçek, normal çıkarlara karşı gelmemenin insan için daima faydalı olduğuna, hepimiz için bir kanun sayılacagina neden bu kadar kuvvetle eminsiniz. Bu şimdilik bir tahminden ibarettir.
Sayfa 35 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kim olursa olsun, insan daima, her yerde akılla çıkarın buyurduğu gibi değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever; arzularımızın çıkarlarımıza tamamiyle ters düşmesi de mümkün, hatta bazen zorunludur ( bu şahsi düşüncem ). Hiçbir sınırlamaya girmeyen çeşitli sistem ve nazariyleri cehenneme yollayan, daima yok sayılan ve faydalı, en önemli çıkarlarımız, hudut tanımayan hür bir irade, vahşi de olsa kendine mahsus bir kapris, bazen bir kışkırtmayla çılgınlığa varabilen, ama özgün bir hayal kudretidir. Peki, ne diye bazı âlimler insana normal, erdemleri zedeleyemeyen istekler gerektiğini iddia ederler? Neden akılllarını insanın isteklerinin mutlaka mantıklı ve çıkarlarına uygun olması gerektiğine takmışlardır ? İnsana lüzumlu olan tek şey, onu nereye sürükleyeceği belli olmayan hür iradedir. Bu iradeyi de kim bilir hangi şeytan...
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
...Bazı geceler ücra sokaklarda boza satarken Mevlut bu rüyanın bir parçasını mı yaşıyor, yoksa gerçekten o sokakta mı yürüyor çıkartamıyordu.
Boo-zaa
...Sokaklarda yürürken dikkat edip gördüğü esrarlı şeylerin kendi kafasından çıktığına çocukluk ve ilkgençliğinde de inanırdı Mevlut. Ama o zamanlar bunları bile bile kendi hayal ederdi. Daha sonraki yıllarda, bu düşünceleri ve hayalleri başka bir gücün kafasına koyduğunu hissetmişti. Son yıllarda ise kafasındaki hayallerle gece sokakta gördüğü şeyler arasında bir fark görmüyordu Mevlut; hepsi aynı malzemedendi sanki. Süleymanlardayken içtiği bir kadeh rakı da şimdi yardımcı oluyordu bu tatlı duyguya.