Son hapse girişim benim için büyük bir şans oldu; çünkü yıllardır araştırdığım nedeni cezaevinde öğrendim. Cezaevindeki elli kişilik siyasi tutuklular koğuşunda yurdumuzun seçkin aydınlarıyla, tanınmış iş adamlarımızla, ünlü kişilerle, valilerle, genel müdürlerle, düşük milletvekilleriyle, ileri gelen politikacılarla, yüksek memurlarla, mühendislerle, doktorlarla bir arada yaşadım. Koğuş arkadaşlarımın çoğu Avrupa’da, Amerika’da okumuş, yabancı ülkeleri gezip dolaşmış, birkaç dil bilen kişilerdi. Düşüncelerimiz birbirine karşıttı ama yine de onlardan çok şeyler öğrendim. Öğrendiklerimin başında da neden adam olmadığımız geliyor.
“Orucu tutmazsınız, rakıyı, şarabı içersiniz, sarhoş gezersiniz. Ondan sonra da cennete gitmek istersiniz. Naaa!.. Alırsınız cenneti!
Namaz niyaz yok. Kumar dersen çok. Sonra da cennet istersiniz. Naaa size... Alırsınız cenneti.
Namahreme bakarsınız, harama uçkur çözersiniz, zilzurna gezersiniz, sonra da cenneti istersiniz. Naaa!.. Alırsınız cenneti!..”