Hakan Ertaş

Hakan Ertaş
@hakannnertas
Eskişehir
13 Eylül
5 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Başlarını Nil'in kırmızı sahillerine yaslayarak dinlenen timsahları ve herhangi büyük bir şehrin herhangi bir eğlence bahçesindeki sevgilisini belinden kavrayan sarhoş kibarzadeleri aydınlatan hep aynı ışıktır. Halbuki ne kadar masum bir yüzü var; harp meydanlarında bağırsaklarını avuçlayarak ölenleri, apartman kapılarının önüne bırakılan çöp tenekelerini karıştırıp gıda arayanları, aynı gecede ikinci aşığını pencereden içeri almaya çalışanları gördüğü halde güzelliğini ve saffetini muhafaza edebiliyor.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Reklam
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmektense hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Sayfa 32·Kitabı okudu
Enteresan şey.. dedi. Umumiyetle para enteresan bir şeydir zaten. Çok kere cebimden 1 lira alır, önüme koyarak onu saatlerce seyrederim. Hiçbir fevkaladeliği yok. Birtakım hünerli çizgiler, tıpkı mekteplerdeki resmi hattî vazifeleri gibi. Belki biraz daha ince ve karışık... Sonra bir resim. Birkaç satır muhtasar yazı ve bir iki imza... Üzerine biraz fazla eğilince insanın burnuna ağır bir yağ ve kir kokusu da vurur. Fakat ne muazzam şeydir bu kirli kağıt azizim. bir düşün!
Sayfa 4·Kitabı okudu

Hakan Ertaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·126 syf.·
2021 4. kitabı
John Steinbeck
8.5/10 · 211,8bin okunma
"Küçük bir yer alacağız,' diye başladı George. Elini cebine attı, Carlson'un Luger'ini çıkardı bir yandan. Emniyetini açtı. Silahı tutan eli Lennie'nin arkasında toprağın üzerindeydi.Lennie'nin ensesine doğru baktı: omurganın tam kafatası ile birleştiği noktaya... Irmağın üst tarafından bir erkek sesi duyuldu bir başkası ona karşılık verdi. "Hadi dedi" Lennie, "durma anlat..." George tabancayı eli titreyerek kaldırdı sonra birden yine yere indirdi. "Hadi devam et," dedi Lennie."Nasıl olacak. Küçük bir yer alacağız..." "Bir de ineğimiz olacak" dedi George." Belki domuzumuz ,tavuklarımız da... düzlüğe biraz... yonca ekeriz..." "Tavşanlar için," diye bağırdı Lennie. George "Tavşanlar için" diye yineledi. "Ve tavşanlara ben bakarım." "Ve tavşanlara sen bakarsın." Lennie mutlulukla kıkır kıkır güldü."Ve toprağımızın geliriyle geçiniriz." "Evet!" Lennie başını çevirdi. "Hayır ,Lennie, sen ırmağın karşısına bak yerimizi gözünle göreceksin." Lennie söz dinledi. George gözünü yerdeki tabancaya dikti. Çalılardan ayak sesleri gelmeye başlamıştı. George dönüp o tarafa baktı. "Hadi, anlat George. Ne zaman olacak bu?" "Yakında." "Seninle ben." "Sen.. ve ben. Herkes sana iyi davranacak. Bir daha bela çıkmayacak. Kimse kimsenin canını yakmayacak, kimse kimseden hiçbir şey çalmayacak." Lennie "Bana kızdın sanmıştım, George" dedi. "Hayır dedi George. Hayır, Lennie, kızmadım sana. Hiçbir zaman kızmadım. Bunu bilmeni istiyorum." Sesler iyice yaklaşmıştı. George tabancayı doğrultup sesleri dinledi. Lennie yalvardı. "Hadi, hemen yapalı. Hemen alalım o yeri." "Tabii, hemen. Mecburum. Mecburuz!" Tabancayı doğrultup namluyu Lennie'nin ensesine yaklaştırarak nişan aldı. Eli titriyordu ama yüzü kararlıydı. Elini sabitledi sonra... tetiği çekti. Merminin sesi tepelerde yankılanıp geri
Sayfa 109·Kitabı okudu
Reklam