Ve uzun yıllar Muryevo'daki yatak odamda asılı durdu, sonra da benimle oradan oraya gezdi. Sonunda da yıprandı, rengi soldu, eskidi ve kayboldu tıpkı anıların solduğu, kaybolduğu gibi.
Koyunların hangi kasap tarafından kesileceğini seçmesi, kaderlerini değiştirmez!
Kapitalizmin plutokratik yapisini ve toplumsal gercekligi 1906 yilinda okurun yuzune tokat gibi vuran Upton Sinclair'in muhtesem eseri.
Hepimizin bildigi Amerikan Ruyasi ile Litvanya'dan Şikago'ya tasinan Jurgis ve buyuk ailesinin kapitalizmin dislileri arasinda nasil ezildigini ve kapitalizmin emekci sinifini nasil cigneyip tukurdugunu harikulade anlatan bu eser hala birçok yonuyle guncelligini korumakta.
Sinclair bu eseri yazmak icin gizlice buyuk et fabrikalarinda calismis ve bu eseri yayinladiktan sonra kitap cok buyuk sansasyon yaratmis ve ABD, mezbahalardaki calisma kosullarina mecburen reformlar getirmiştir.
Yüzyillardir ezilen isçi sinifinin yasam mucadelesini konu alan bu muhtesem roman cok daha fazla değeri hakediyor.