‘Seçimleri kazansanız bile silahlarımızla sizi ezeriz’
Jack London’ın ‘Demir Ökçe’ romanında Wickson şöyle haykırır: “Seçimleri kazansanız bile o meclis binalarını başınıza yıkarız. Ordumuzla, polisimizle, silahlarımızla sizi ezeriz. Bizim elimizde GÜÇ var ve bu gücü asla bırakmayacağız!” 1916 yılında hayatını kaybettiğinde henüz 40 yaşında olan Jack London, kısacık ömrüne dünya edebiyatının başyapıtları arasında anılacak sayısız eser sığdırmıştı. Örneğin 1908 yılında kaleme aldığı Demir Ökçe… Dünya edebiyatının ilk distopya örneği olarak kabul edilen bu eser, doğa ve macera romanlarıyla tanınan Jack London’ın sosyalist dünya görüşünü de en yetkin şekilde yansıtan çalışmasıdır. Romanın kurgusu, 27. yüzyılda yaşayan bir tarihçinin, Sosyalist İşçi Önderi Ernest Everhard’ın 1910-1932 yılları arasındaki mücadelesini anlatan günlükleri bulması üzerine kuruludur. Ernest’ın eşi Avis tarafından tutulan bu günlükler ve Tarihçi Anthony Meredith’in dipnotları aracılığıyla London, ideal bir sosyalist liderde bulunması gereken özellikleri tanımlar. Devlet mekanizmasını elinde tutan tröstlerin, işçi sınıfını “böl ve yönet” taktikleriyle parçalaması ve devrimci kalkışmaları ordu gücüyle vahşice bastırması, çarpıcı bir yeraltı direnişi hikayesiyle işlenir. Eser, insanlığın yüzyıllar sürecek karanlık bir döneme girişini betimlerken, aynı zamanda gelecekte kurulacak adil bir sosyalist dünya düzeninin de habercisi niteliğindedir. Eşi Nadejda Krupskaya’nın aktardığına göre Lenin, Demir Ökçe’yi okuduktan sonra kitaba hayran kalmış ve romandaki tekelci kapitalizm (tröst) analizlerini son derece isabetli bulmuştur. Lenin, London’ın burjuva demokrasisi ile parlamenter sistemin birer aldatmaca olduğunu erkenden gördüğünü belirtir. Ona göre bu eser; egemen sınıfın gücü tehlikeye girdiğinde bizzat kendi koyduğu yasaları çiğneyerek her türlü
Makale|Yazı
Devlet televizyonu 3 kanladan fazla olmaz
TRT 1’de Dünya Kupası gibi en üst seviye bir turnuvanın maç sonrası yayını var ama beklenti net: analiz, taktik yorum, hakem değerlendirmesi, maçın kritik anları. İnsanlar bunun için bekliyor. Ama yayın akışı bir anda “Orhan Ayhan’ın anıları”na dönüyor. Bu, izleyiciyle dalga geçer gibi bir kopukluk yaratıyor. Daha sert tarafı şu: TRT’nin sadece TRT 1 değil, TRT Spor, TRT Spor Yıldız, TRT Avaz, TRT Türk, TRT World dahil neredeyse 10’a yakın kanalı var. Bu kadar kanal ve bütçe varken, Dünya Kupası maçının ardından doğru düzgün bir analiz kuşağı kuramamak ciddi bir yayıncılık problemi. Kanal çok ama içerik planlaması zayıf olunca, izleyiciye düşen şey “bekle ama karşılığını alma” oluyor. Devlet televizyonu açısından bakınca da durum daha tartışmalı: bu kadar kanal sayısı gerçekten gerekli mi, yoksa daha az ama daha nitelikli, düzenli ve profesyonel bir spor yayın akışı mı olmalı? Çünkü mesele kanal sayısı değil, Dünya Kupası gibi global bir organizasyonda bile standart bir post-match yayın akışının kurulamaması. not: tam 18 tv kanalı var.dünya üzerinde çin ve hindistan dışında 18 tv kanalı olan başka ülke yok.ortalama 1-5 arası diğer ülkelerde.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
HZ. MUAVİYE'YE "radyallahu anh" DENİLMEZ Mİ? -IV-
Tarih bir "yorum-bilim"e dönüştüğünde tesbitler büyük resme talip olmaya başlarlar. Sözgelimi: Batı'nın tarih anlayışına göre, yine kendisinin tâyin ettiği çağların açılıp kapanması, cisimce gayeten küçük olayların sonucu olarak gerçekleşmiştir. İlkçağın bidayeti yazının bulunmasıdır meselâ. Yeniçağın başlangıcı ise İstanbul'un fethidir. Fakat, ne yazıyı bulan kişiye/kişilere ne de İstanbul'u fetheden mübarek orduya/komutana sorsanız, böyle bir niyette oldukları bilgisini onlardan alamazsınız. Evet. Onların eylerken Batılı tarihçilerce çıkarılacak sonuçlardan haberleri yoktur. Kendilerine âit niyetleri vardır. Belki biraz da öngörüleri. Ancak işin varacağı nokta tastamam hasbelkaderdir. Yâni "hesabü'l-kader"dir. Kaderin bir hesabıyladır. Buna benzer birçok misâl verilebilir ki, bir yorum-bilim olarak tarih, küçük olaylara sahiplerinin niyetçe kaldıramayacağı kadar büyük ağırlıklar yükler. İsabetsiz de değildir üstelik. Çünkü tetkikini daha büyük bir resme göre yapar. Sonuçları eylem sahiplerinin öngöremeyeceği bir genişlikte görür. Onları analiz eder. Atılan taşın dalgalarının nerelere kadar vardığını seyreder. Bütün bu okumalarının ardından da mezkûr olayları çağlarının başlangıcı olarak atar. Ha, elbette, nazarını etkileyen kendi imânıdır. İdeolojisinin öğrettiği önem sırası tâyinlerde belirleyicidir. Şüphesiz bu tarihi yazan biz Müslümanlar olsaydık çağların durumu bambaşka olurdu. Bu nedenle, ben, kimilerinin "Muaviye radyallahu anhı sevmeye engel" gibi gördüğü meşhur metni, Bediüzzaman'ın tarih okuması olarak da analiz ediyorum. Nedir? Yeniden misafir edelim: **"Cemel Vak'ası denilen Hazret-i Ali ile Hazret-i Talha ve Hazret-i Zübeyr ve Âişe-i Sıddîka (rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecmaîn) arasında olan muharebe, adalet-i mahzâ ile adalet-i izafiyenin
Hazreti Muaviye
Futboldan anlamayan nadir erkeklerdenim. Anlamamaktan kastım bir topun peşinde koşmayı mantıksız bulmak değil futbolun matematiğini bilmemem. Mesela ben X takımı tutup takımımda Ali Veli'nin faul yapmasına veya faul yaptı diye gösterilmesine muhalefet olamam. Faul ne demek onu bilmiyorum daha. Ne demek olduğunu geçtim mantığını kestiremem. Biri gelsin bana mantıklı şekilde, dosdoğru anlatsın anlarım ama bana faulün ne olduğunu dosdoğru öğretenle başka birisinin bilgisi bir değil. Ben mesela öğrenirim hakemin faul kararını öğrendiklerim çerçevesinde belki kabul etmem ama hakem yılların emektarıysa ya ebesinin hörekesinden amlar olayı ki delil de gösterir. Futbol spordan başka birazda yoğurdun siyah olduğunu somut olduğunu kanıtmaktır. Ben yoğurdu beyaz bilirim öyle yerim ama futbol erbabı onun siyah olduğunu ispatlar.
YAEM 2026
Konferans Hakkında YAEM 2026, veri bilimi ve endüstri mühendisliği arakesitinde güncel araştırmalar, uygulamalar ve endüstri-vizyonlarını bir araya getirir. Yöneylem Araştırması Derneği (YAD) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ortak organizasyonudur. Tarih: 29 Haziran - 1 Temmuz 2026 Yer: İstanbul Teknik Üniversitesi, Maçka Kampüsü, İstanbul İçerik: Ana konuşmalar, paralel oturumlar, poster oturumları Konferans bilidirilerinin hakem süreçleri ve bildiri özet yüklemeleri Microsoft CMT hizmeti kullanılarak yüklenecektir. Konferans Konu Başlıkları Afet Yönetimi Akıllı Şehirler ve Mobilite Atama ve Çizelgeleme Bilgi Teknolojileri Bulanık Mantık Çok Kriterli Karar Verme Depo Yönetimi Dijital Dönüşüm Endüstri 4.0 Enerji Sistemleri Ergonomi ve insan faktörleri yönetimi Finans Havacılıkta Yöneylem Araştırması Uygulamaları Kalite Kontrol Karar Destek Sistemleri Makine Öğrenmesi Metasezgiseller Optimizasyon Risk Yönetimi Rotalama Sağlık Sistemleri Yönetimi Simülasyon Stok Yönetimi
Edebiyat
Harvard ve MIT'deki en yüksek performans gösteren öğrenciler, yazmak için yapay zeka kullanmıyor. Onlar, profesörlerinden önce argümanlarındaki her zayıflığı bulmak için kullanıyor. İşte Harvard ve MIT öğrencilerinin yapay zeka ile uyguladığı 10 çalışma hilesi: / Sınav-Deseni Yanıtı NotebookLM'ye benzer derslerden 10-15 geçmiş sınav kağıdı yükleyin. Sonra çalıştırın: "Bu derste sınavın nasıl yapıldığına dair hangi desenler var? Hangi kavramlar her yıl farklı kılıklarla tekrar ortaya çıkıyor? Hangi konular her zaman birlikte görülüyor?" Özetleme. Açıklama. Desenler. Çoğu öğrenci verilenleri çalışır. Bu, sınavın nasıl düşündüğünü haritalar. 2/ Boşluk Yanıtı Aynı kurulum. Aynı not defteri. Desenleri bulduktan sonra, çalıştırın: "Yakın zamanda test edilmeyen, ama edilmeli olan nedir?" Sınavlar döner. Profesörler geçen yılın tam sorularını tekrarlamaz, ama altta yatan fikirler asla değişmez.
Duygu ve Düşünce