Çünkü insan denen mahlukun en önemli niteliklerinden biri unutmaktı. İyiliği de kötülüğü de, acıyı da mutluluğu da, korkuyu da sevinci de unuturlardı. O yüzden aynı hataları tekrarlarlardı. Evet, işte böylesine aptal bir canlıydı insan, fakat aynı zamanda bizim Hera kadar kurnazdı. Tanrılarla kapışmayı göze alamayınca Prometheus gibi saf titanları kullanmaya kalkacak kadar da cüretkâr."
Hayvanların duygularından emindim, çünkü yalan söyleyemeyecek kadar saftılar. Ama insan denen o ölümlü mahluk, her türlü belanın, her türlü melanetin kaynağıydı. Kahramanına da, hainine de, cesuruna da, korkağına da, yaratıcısına da, yıkıcısına da, asla güvenilmezdi. Birbirlerine yaptıkları kötülükler yetmezmiş gibi, kurdundan kuzusuna, çiçeğinden ağacına her türlü canlıya zarar vermekten çekinmezlerdi. Ne çekinmesi, bu kötülükten zevk alırlardı. Onlarla uğraştığım kadar ne titanlarla ne devlerle ne de tanrılarla uğraştım.