2018’den beri bu platformdayım. Çok vakit geçirmediğim halde rastgele giriyorum. Tam bir hayal kırıklığı. X’ten bile kötü. Sırf arşiv olarak dursun diye kapatmıyorum. Güzelim siteyi bok etmişsiniz resmen.
Conatus (2025)
İzin (2025)
İçdünya (2026)
Daha birçok yazdığım senaryo var, henüz eyleme dökme fırsatı bulamadığım. Ama bu üçleme benim dünyamda yaşamsal öneme sahip. Hepsini yazdım, yönettim, oynadım, biri hariç, diğer ikisini kurguladım. Hepsi benim dünyamdan çıktı. Kısıtlı vaktimde film yapabileceğimi kendime ispatlamış oldum. Bahane üretmedim, şikayet etmedim, salt yapabileceklerime odaklandım. Arkamızda büyük prodüksiyonlar yok. Bu yüzden kendi prodüksiyonumuzu kendimiz kurduk. Bu filmleri yalnızlıkla çektik. Yeri geldi destek için rica ettik, sağ olsun kırmadılar. Onların da bu üretimde emekleri var. Ama biz ne yaptıysak, sanatı sevdiğimiz için yaptık. Hep kendi cebimizden verdik, beş kuruş kazanmadık. Herkes bunu yapar diyemiyoruz (illa ki yapanlar vardır), onun için mütevazı olamayacağız. OntoGraf çatısı altında elimizden geleni fazlasıyla yapıyoruz. Podcast yapmaya da devam edeceğiz. Ama film yapmanın benim için çok ayrı yeri var. Hem yazmak hem yönetmek hem kurgu yapmak hem oyunculuk yapmak bana inanılmaz bir haz veriyor. Yaşadığımı hissediyorum.
Üretimlerimiz: instagram.com/ontografart?igs...
Podcast: open.spotify.com/show/07jPUOrsbG...
Yaşamın binbir türlü zorluğuna rağmen üretmeye zaman ayırmak kadar güzel bir şey yok. Bizde elimizden geldiğince bunu yapmaya çalışıyoruz. Kısıtlı vakitlerimizi üretmeye adıyoruz. Bu da bize güç veriyor. Biz sıcacık koltuğunda teori kasan akademisyenler değiliz, emekçiyiz. Günümüzün büyük bir çoğunluğu hareket halinde geçiyor. Biz zaman yaratarak üretimlerimizi var ediyoruz. Bizi özel kılan şey bu tam olarak.
open.spotify.com/show/07jPUOrsbG...
1000K’yı eylül 2018’de açtım. 7 yıl içerisinde bu platform acayip bir şekilde değişmeye başlamış. Arada uğrayıp kapatıyorum artık. Her şeyin gösteriye döndüğünü ve diğer platformlardan bir farkı kalmadığı kanaatindeyim.