Schroeter olağanüstü bir hazzın, bir yoğunluğun eşlik ettiği egemen bir özgür ölüm fikri tasavvur etmektedir: “Umudunu kaybetmiş birinin intihar edecek gücü bulmasını anlamıyorum. Ben olsam kendimi bir iyilik halinde, olağanüstü bir haz halinde öldürebilirdim ancak, asla depresyon halindeyken değil.” Sözü edilen bu olağanüstü haz bir yoğunluktur, bir yaşam yoğunluğudur. Depresyondaki kişinin egemen özgür ölüme [Freitod] gücü yoktur. Onun intiharı yaşama evet demenin bir ifadesi değildir. O buna zorlanmıştır daha ziyade, çünkü yaşam boş, anlamsız ve çekilmez hale gelmiştir, çünkü o yorgun ve bitkindir, çünkü o artık üretemiyor dur, artık kendini üretemiyordur. Onun intihar nedeni yaşama hayır demektir. Özgür bir ölüm değildir bu, tam tersine zoraki bir ölüm, bir bitkinlik ölümüdür. Bu da sadece neoliberal üretim ilişkileri içinde mümkündür.