Emir

10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2022 36. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2022 18:45
Sevgili dostum Toygar'ın eserini büyük bir zevkle okudum. Varoluş İsyanı, biz prekaryalar için bir manifesto niteliğindedir. Bu eserden öğreneceğimiz çok şey var. Yazarımız; kapitalizme, modernizme, postmodernizme, aydınlanmacılığa, hipergerçekliğe, tüketim toplumuna, sahte entelektüellere karşı birçok düşünür, sosyolog ve filozoftan alıntılar yapmış, kendi fikirlerini de katarak radikal bir tavır ortaya koymuştur. Kullandığı üslup oldukça yalın ve sadedir. Yer yer okuyucuyla diyaloğa girip sohbet eder. Sanki tam karşımızda gibidir, gözümüzün içine bakar. Hiçliğe karşı ütopyayı, rekabete karşı dostluğu savunur. Tamamen biz prekaryalara seslenir ve harekete geçirmek için yazar. Bana kalırsa Toygar, gerçek bir entelektüeldir. Bizatihi Edward Said'in “Entelektüel” tanımına uymaktadır. Said diyor ki: “Düzenin adamları belli çıkarları gözetirler, oysa entelektüeller şovenist milliyetçiliği, şirketleşmiş düşünce müsvettelerini ve sınıf, ırk ve toplumsal cinsiyet imtiyazlarını sorgulayan kişiler olmalıdırlar.” Toygar, tam olarak bunu yapmaktadır. Entelektüel birikimini kapitalist kodlara karşı bir silah olarak kullanıp eko-sosyalist tahayyülü savunmaya girişmektedir. Bununla birlikte, Ortodoks Marksistlere eleştirel bir yaklaşım sergilemekten de çekinmez. “Varoluş İsyanı”nda çok sevdiğim bir alıntıyı paylaşmak istiyorum: “İnsan ruhu metayla, gösterişle, ben-merkezcilikle, Tanrıyla, veya Budistvari ıstırapla değil; felsefe, bilim, sanat, edebiyat, dayanışma, eylem, dostluk, aşk, estetik duygusu, yaratıcılık, doğa vb. ile vuku bulur.” Meta, gösteriş, ben-merkezcilik, Tanrı, Budistvari ıstırap vb. şeyler insanın ruhuna yabancılaşmasına, çilecileşmesine, apolitikleşmesine sebep olurken; felsefe, bilim, sanat, edebiyat, dayanışma, eylem, dostluk, aşk, estetik duygusu,
Felsefe-Düşünce
Varoluş İsyanıN. Toygar Ateş · Phoenix Yayınevi · 20228 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 63. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2021 12:20
Fransız postmodernist sosyolog ve filozof Baudrillard'nın kısa denemelerinden oluşan medyayı, reklamı, sibernetiği, cinsel özgürleşmeyi, kötülüğü, ötekiliği, terörizmi ele aldığı kendi içinde radikal bir yapıt: Kötülüğün Şeffaflığı. Katılmadığım birçok yer olsa bile düşüncelerini ciddiye aldığım biridir Baudrillard. Bu yüzden onu postmodernist olduğundan dolayı direktmen yadsımayı doğru bulmuyorum. Bununla birlikte, sibernetik devrimin insan ve makine arasındaki entegre oluşunu, trans-seksüel, trans-estetik, trans-politik ile her şeyin cinsel, estetik, politik olduğunu ve böylelikle kendi kendini yadsıdığını, iyilik ve kötülük karşıtlığın ortadan kaldırıldığını, sistemin toptan terörist olduğunu çünkü caydırıcılık ve belirsizlikle işlediğini, iktidar olgusunun ötekini, düşmanı, kozu, tehdidi, kötülüğü belirtmenin simgesel gücüyle var olmasına dair yaptığı sosyolojik, politik, sibernetik, felsefi analizleri değerli bulduğumu söyleyebilirim.
Kötülüğün ŞeffaflığıJean Baudrillard · Ayrıntı Yayınları · 2012661 okunma
10/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2021 15:51
Hasan Furkan Efeoğlu’nun yayımlanan ilk romanı. Kitabını imzalı olarak yollama inceliğinde bulunduğu için mutluyum. Kendisine teşekkür ediyorum. Eserin başkarakteri Tekin, felsefe bölümünde okumaktadır. Büyük bir arzuyla felsefe bölümünü seçmesine rağmen eğitimin ezber odaklı işleyişinden, öğreticilikten yoksun olmasından, öğretmenlerden, sistemden bir bütün olarak tiksinmektedir. Çünkü Tekin'in felsefi yapıtları okumasına engel olduğu için zaman kaybetmesine sebep olmaktadır. Bununla birlikte, Tekin, topluma yabancılaşmanın, yalnızlığın, karamsarlığın bir tipolojisini oluşturur. Genç bir ozan olan Tekin'in edebiyat adı altındaki vasatlığa, saçmalığa, dekadanlığa tahammülü yoktur. Bunlara prim verdiği için toplumdan nefret eder. Edebiyata ve şiire gerçek değerinin verilmemesine isyan eder. Şiirler yazar, yaratır, topluma rağmen yaratır. Gerçek bir yaratıcıdır. Anlamsız varoluşunu edebiyatla ve şiirle anlamlandırır. Okunmayacağını bilmesine yazmaktan vazgeçmez. Anlaşılmadığını adı gibi bilir. İnsanlarla olan diyalogları bunu tasdiklemeye yeterlidir. Tekin, sahte entelektüel ve aydın takımına karşı da isyanlıdır. Yurtdışında turist olarak gezmenin entelektüellik olmadığını, dünya kadar para harcamanın anlamsız olduğunu dile getirir. Aydın'ın tüketim toplumunun nesnesi olmadığını, bizatihi aydının üretmesi gerektiğini söyler. Sahte aydın ve entelektüelleri eleştiren Tekin, onların kapitalizmin yarattığı tüketim toplumunun nesneleri olduğunu ifşa etmek ister. Eser gayet muazzam ve akıcı. 2 günde bitirdim. Kendimden bir parça gördüm. Herkese tavsiye ederim.
Genç Ozanın SancısıHasan Furkan Efeoğlu · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20218 okunma
9/10
·542 syf.··
2020 30. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2020 21:21
Max Stirner'in "Biricik ve Mülkiyeti"nden sonra beni sarsan ikinci bir başyapıt: "Anti-Ödipus" Deleuze ve Guattari, Anti-Ödipus'ta, arzunun nesnesinin eksik olduğu düşüncesine karşı Freud'u yerden yere vurur ve arzuda eksik olanın nesne değil, özne olduğunu söyler, onu ödipal üçgenden (baba-anne-ben), imgesel ve simgesel yapılardan kurtarmak için arzulama üretiminin bizzat toplumsal üretim olduğunu eserin birçok yerinde dile getirirler. Bununla birlikte, şizonun değil, şizofrenik süreçlerin devrim potansiyeli taşındığını ve bunu çileci bir nihilizmle değil, neşeyle yapılmasını gerektiğini söylerler. Dikkatimi çeken en önemli yerlerden biri, kapitalizmin ve kapitalist devletin yersizyurtsuzlaşan kodu çözülmüş akımları yeniden-yerliyurtlulaştırmasıyla ve sosyalist devletin milliyetçilik ve partiyeryurduyla proleteryaya yapay yeryurtlar tesis etmesine vurgu yapmalarıdır. Deleuze ve Guattari, klasik marksizmdeki "üretim araçlarının ele geçirilmesi" yerine onların "havaya uçurulması" fikrini savunurlar. Radikal bir bakış açısı, lakin bir o kadar anarşik olduğunu söyleyebiliriz.
Felsefe
Anti-ÖdipusGilles Deleuze · Bilim ve Sosyalizm Yayınları · 2012113 okunma
9/10
·112 syf.··
2020 13. kitabı
1) Anarşi (Felsefesi-İdeali) (Konferans) 2) Anarşizm (Makale) 3) Anarşist Komünizm (Temelleri ve İlkeleri) (Makale) Toplam üç metnin derlendiği bu eserde, Anarşizmin neliği, kuramsal yapısı ve fraksiyonları aktarılmaktadır. 1) Kropotkin, konferans metninde "karşılıklı yardımlaşma" ilkesinden yola çıkarak evrim felsefesiyle anarşizmin birbiriyle olan ilişkisini temellendirmeye girişiyor. 2) Anarşizm makalesinde, "Anarşizm" sözcüğünün etimolojik kökünden yola çıkarak anarşizmin neliğini, fraksiyonlarını, teori ve pratiğini açıklamaya çalışıyor. 3) Anarşist Komünizm makalesinde ise (buna anarko komünizm de deniyor), anarşizm ile komünizmi sentezleyerek sınıfsız ve özgür bir toplumun nasıl olacağını açıklıyor. Anarşizm hakkında bilgi edinmek isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.
AnarşiPyotr Kropotkin · Kaos Yayınları · 2015204 okunma