Kapitalizm ve Şizofreni 1

Anti-Ödipus

Gilles Deleuze
Tahmini Okuma Süresi:
15 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
542
Basım Tarihi:
Kasım 2012
Yayınevi:
Bilim ve Sosyalizm Yayınları
Orijinal Adı:
L'anti - Cedipe / Capitalisme Et Schizophrenie
ISBN:
9789758589098
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Zencefil olmak istemez misiniz?
10/10
·542 syf.·
2019 10. kitabı
Bir mağazaya girdiniz, reklamlarını gördüğünüz o ayakkabı size bakıyor, nasıl güzel ama koşarak hemen 12 taksitle aldınız, mağazadan çıkıp o herkesin övdüğü kahveyi de aldınız içerken bir yandan da çok okunanlara giren kitabı kaptınız kitapçıdan, güzel bir selfie ile paylaştınız. Mutlu musunuz? Bunlar basit toplumsal sürüklenmeler, bunlar cidden sizi mutlu etti mi? Peki daha ciddi şeylerden bahsedeyim. Doğdunuz, doğmaktan daha ciddi bir şey varsa o da ölmektir; ama daha ona sıra var sabırlı olun :) ne diyorduk doğdunuz, açtınız gözleri hop düştünüz ahlakın kucağına, anında takıldı nazar boncuğunuz altınınız, neyi okuyacağınız nasıl davranacağınız hemen hemen belli, tarzınız bile belli be. Fakat siz büyüdükçe size sunulanları beğenmemeye başladınız, örneğin klasik müziğe arabesk ile karşılık verdiniz, hanım hanımcık ya da beyefendi gibi giyimlere karşı yırtık pırtık giyinmeyi tercih ettiniz, düzenli bir işiniz olsun diye bir tarafını yırtan ebeveynlerinize diss atarak sokakta günlük satıcılık işleri ile uğraştınız, evlilik ve torun beklentisine girenlere güzel bir nah çektiniz. Toplumun kural dediği ne varsa yıktınız fakat herkes sizin kadar cesur mu? Herkes şu her yerimizi sarmış olan kordon bağını koparıp atacak ve köklerinden kendini fırlatabilecek kadar güçlü mü? Mesela siz toplumun hayır dediği şeyleri yaparken kendinizi baskılamıyorsunuz diyelim peki ya bir başkası? Peki bizler kendimizi baskılayalım diye sizce nasıl bir süreç işliyor bu yaşam alanında? İzninizle özetleyeyim, bizler doğuyoruz, evet evet o lanet an, doğduğumuz andan itibaren kodlamalarla kodlanıyoruz, örneğin kadın olmanın erkek olmanın kodları var, kadın anne olmak için yetiştirir kendini gibi, erkek eve ve ailesine bakmak zorundadır gibi, bu kodlar o kadar fazladır ki tabiri caizse tuvalette
Felsefe
Anti-ÖdipusGilles Deleuze · Bilim ve Sosyalizm Yayınları · 2012114 okunma
9/10
·542 syf.··
2020 30. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2020 21:21
Max Stirner'in "Biricik ve Mülkiyeti"nden sonra beni sarsan ikinci bir başyapıt: "Anti-Ödipus" Deleuze ve Guattari, Anti-Ödipus'ta, arzunun nesnesinin eksik olduğu düşüncesine karşı Freud'u yerden yere vurur ve arzuda eksik olanın nesne değil, özne olduğunu söyler, onu ödipal üçgenden (baba-anne-ben), imgesel ve simgesel yapılardan kurtarmak için arzulama üretiminin bizzat toplumsal üretim olduğunu eserin birçok yerinde dile getirirler. Bununla birlikte, şizonun değil, şizofrenik süreçlerin devrim potansiyeli taşındığını ve bunu çileci bir nihilizmle değil, neşeyle yapılmasını gerektiğini söylerler. Dikkatimi çeken en önemli yerlerden biri, kapitalizmin ve kapitalist devletin yersizyurtsuzlaşan kodu çözülmüş akımları yeniden-yerliyurtlulaştırmasıyla ve sosyalist devletin milliyetçilik ve partiyeryurduyla proleteryaya yapay yeryurtlar tesis etmesine vurgu yapmalarıdır. Deleuze ve Guattari, klasik marksizmdeki "üretim araçlarının ele geçirilmesi" yerine onların "havaya uçurulması" fikrini savunurlar. Radikal bir bakış açısı, lakin bir o kadar anarşik olduğunu söyleyebiliriz.
Felsefe
Anti-ÖdipusGilles Deleuze · Bilim ve Sosyalizm Yayınları · 2012114 okunma
ARZU DEVRİMİ
Puan vermedi·542 syf.·
2021 58. kitabı
Deleuze ve Guattari, devrimci bir politika gündeme getirebilmek için arzu düzlemine dolayısıyla da kaçınılmaz olarak bilinçdışına başvurur. Çünkü Deleuze için bilinçdışı, tiyatrodan ziyade bir fabrikadır; üretken bir makinedir. Bunun yanında bilinçdışının ilgi alanı anne-baba ile münakaşa etmek veya onlarla vakit harcamak değil, kimlikle, cinsiyetle, tarihle, yani sosyal ve siyasi çerçeveyle uğraşmaktır .Özellikle Deleuze'e göre, arzu, bilinçdışı akışlar tarafından toplumsal alanda üretilen ve anlamlandırmaya tabii tutmayan bir göstergeler sistemidir. Ayrıca arzu, bilinçdışının oluşturduğu türlü sentezler içerisinde, duygulanımsal ve libidinal enerjinin sürekli üretimidir. Bu nedenle arzu makineleri olarak kabul edilen bireyler ve özelde kadınlar, özgürce arzu üretimi gerçekleştirip arzu düzlemine geçiş yaparak, insan ve doğa gibi geleneksel kalıpları aşabilirler. Bunun için de kadınlar, rasyonalitenin mutlak iktidarının karşı, üretkenlik arz eden ve libidal enerjiden teşekkül eden arzuyu politikleştirmekle mükelleftirler.
Felsefe
Anti-ÖdipusGilles Deleuze · Bilim ve Sosyalizm Yayınları · 2012114 okunma
9/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2021 114. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2021 09:13
Yanlış hatırlamıyorsam Pamuk İmparatorluğu kitabını okurken ismine rastlamıştım. Merak edip aldım Anti-Ödipus’u. İki yıldır da okunmak için bekliyordu. 100 kitabı tamamlayınca bu tarz ağır kitaplarıma yöneldim. Gilles Deleuze ve Felix Guattari, Sosyalizm ve Marx hayranı olarak insanların özellikle işçilerin Kapitalizm’deki ısrarlarını anlayabilmek için öncelikle, sonra da anladıklarını bu kitaba dönüştürmüşler. Bu maceraları için yani anlamak ve anlatmak için psikolojiyi seçmişler, özellikle bilimsel terimler ve anlaşılmaz yeni kavramlara ait yeni sözcükler… Kitabı, Kapitalizm ve şizofrenlik temelinde okumak için aldım fakat kendimi Ödipal psikolojinin karanlık labirentlerinde buldum. Açıkçası psikolojide akademik düzeyde bir ilişkiniz yoksa anlamak için karnınıza ağrılar sokar kitap!
Anti-ÖdipusGilles Deleuze · Bilim ve Sosyalizm Yayınları · 2012114 okunma
9/10
·542 syf.·
2025 12. kitabı
Anti-Ödipus çağdaş düşünce için ufuk açıcı bir metindir. Anti-Ödipus,Arzunun kapitalist sistem tarafından nasıl kodlandığını ve boyundurluk altına alındığını gözler önüne serer. Arzu politik potansiyelini vurgulayan devrimci(kendinde devrimcidir) bir metindir. Kitap aynı zamanda anti- psikanaliz ve Lacan eleştirisi olarak da okunabilir. Yer yer Foucault, Freud,Lacan, ve Nietzsche'den alıntılarda bulunurlar. Deleuze ve Guattari, bu eserle sadece felsefede değil, sosyoloji, psikoloji ve politika gibi birçok alanda yeni tartışmalar başlatmıştır. Anti Oedipus karmaşık ve zengin felsefi dili okunması gereken bir başyapıttır. Ancak Deleuze-Guattari Arzu, libido vs gibi kavramların kapitalist sistem tarafından nasıl şekillendirildiğini gözler önüne sererken buna alternatif bir sistem/metin gözler önüne sermediği gibi soyut kavramlarla daha da karmaşıklaştırır. Felix Guattari Gilles Deleuze
Felsefe
Anti-ÖdipusGilles Deleuze · Bilim ve Sosyalizm Yayınları · 2012114 okunma

Yazar Hakkında

Gilles DeleuzeYazar · 39 kitap
Gilles Deleuze, Fransız yazar ve filozoftur. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında etkinlik göstermiştir. Kendi özgün düşüncesini oluştururken Spinoza, Leibniz, Hume, Kant, Nietzsche, Bergson ve Foucault üzerine monografiler yayımlamış, bu filozofların geleneksel felsefe tarihi izleğindeki konumlarına ve bu izlek dahilinde yorumlanma biçimlerine radikal eleştiriler getirmiştir. Çalışmalarında güzel sanatlar, edebiyat, matematik ve doğa bilimleri arasında çapraz geçişlerle bu farklı alanları birbirine indirgemeksizin yeni bir düşünme tarzının önünü açmıştır. Gerek kişisel çalışmalarında gerek 1969'da tanışıp uzun süre beraber çalıştığı psikanalist Félix Guattari ile birlikte rizom, çokluk, fark, olay, oluş, savaş-makinası, organsız beden, içkinlik, virtüel/aktüel, minör edebiyat, duygulanım, göçebebilim gibi kavramlarla yirminci yüzyıl kıta felsefesi içerisinde yaygın düşünce hatlarının dışında özgün bir siyaset felsefesi ve etik ortaya koymuştur. Üstünde durduğu fark metafiziğinin felsefe tarihinin süregelen varsayımlarıyla olan ilişkisini tartıştığı Fark ve Tekrar (1968) ile anlamın ortaya çıkışını, biçimlerini ve yapısını incelediği Anlamın Mantığı (1969) yayımlandıkları dönemde ciddi bir yankı uyandırmış ve Michel Foucault, Anlamın Mantığı kitabını değerlendirdiği bir yazısında, "Yaşadığımız yüzyıl gelecekte muhtemelen Deleuzecü bir yüzyıl olarak bilinecek." diye yazmıştır (Deleuze bir röportajında bu yakıştırmayı Foucault'nun kimilerini gülümsetmek kimilerini de kızdırmak amacıyla yaptığı ince bir espri olarak değerlendirecektir). Félix Guattari ile birlikte kaleme aldıkları çalışmalardan Anti-Ödipus (1972) ve Bin Yayla (1980) başlıklarıyla iki cilt hâlinde yayımladıkları Kapitalizm ve Şizofreni, psikanaliz, ekonomi, linguistik, antropoloji, ontoloji, etoloji, siyaset felsefesi, metalürji gibi çok geniş bir yelpazeye yayılan argümanları ve referanslarıyla yirminci yüzyılın en önemli çalışmaları arasında sayılabilir.