Doğrusu irade terbiyesi, dışarıda bulduğumuz birçok vasıtadan yardım alır; fakat esası nefis üzerine tefekküre dayanır. Bizzat kendimiz nefsimizi güzelleştirmeye, duygu ve telkinlerin esaretinden kurtulmaya, fikrimizin hürriyetini kazanmaya, kısacası irademizi terbiye etmeye alışmazsak, dışarıdaki yardımcılar bizi çok ileriye götüremez. İrade terbiyesi şahsen çalışmaya bağlıdır; böyle bilirsek, böyle bilerek uygulamaya çalışırsak, yaşadığımız ortamda bulacağımız muhtelif vasıtalardan uygun bir biçimde yardım istemeyi öğrenirsek, işte ancak bu suretle iradeli ve ahlâklı bir şahıs olma meziyetini kazanırız. Böylece kendi mutluluğumuzu elde etmenin dışında kâinatın tekâmülü ile aynı âhenk ve terakki yolunda yürüyüp geçmiş ve gelecek hayatımızda büyük bir teselli ve kıymet buluruz. Benzer şekilde, üzerinde altın harflerle "Nefse Hâkimiyet" sloganı yazan bayrağımızı, yakınlaştıkça cazibesi artan, çalışma ve ahlâk üzerine kurduğumuz ve idealimize doğru yönlendirmeye muktedir oluruz.
Mademki dağınıklıktan kurtulmak için yegâne çare bütün çabaları doğru bir şekilde seçilen hedefe sabırla yöneltmektir, mademki bütün gayretleri buraya yöneltmek temayüllerimize uygun ve şiddetli bir arzunun elde edilmesine bağlıdır ve mademki bu arzu da idealden başka bir şey değildir, o hâlde Roosevelt ile beraber şu neticeyi elde ederiz ki "Bir şahıs bir ideale tam bir inançla yönelmezse hiçbir kıymete sahip olamaz."
Hâlbuki ihâta zihni ağırlaştırır. Birçok küçük vakadan toplanan büyük yığınlar hafızayı yorar. Büyük düşünürler ihtiyaçları olan bilgileri mümkün mertebe not şeklinde ezberlerler. Bir ayaklı kütüphane olma şerefi onları hiçbir vakit imrendirmez. Araştırmaları esnasında daima genel fikri meydana çıkarmaya çalışırlar. Araştırmalarını gayet sıkı bir eleştiriye mâruz bırakırlar. Uzun incelemeler neticesinde yanlışlanıp çürütülmezse ancak o zaman topladıkları bilgilerin kuvvet kazanmasına izin verir ve bunları o derecede severler ki bu sevda ile dirilip hayat bulan bilgiler, âtıl ve ölü fikirler derecesinde kalmayıp faal ve kuvvetli bir kudret kazanır.
Bir cinayet veya intiharın "sebebini keşfetmek için yalnız kadın parmağı aramak yeterli değildir. Çoğunlukla da kitap parmağı aramak icap eder."
Louis Proal