İnsanların hayatları bir gecede değişiyordu. Her şey öylesine çürümüştü ki hiç kimsenin hayatı kendi geçmişinin köklerine tutunamiyordu. Herkes lunaparklardaki kukla hedefler gibi bir vuruşla devrilip kaybolma ihtimaliyle yaşıyordu.
Çoğu kitabını okuduğum Amin Maalouf’un bu romanı beni diğer kitapları kadar etkilemedi. Bir distopi olduğu ve kurgusunu zayıf bulduğum için olsa gerek.
(SPOILER)
Yaşanan problemin büyük ölçüde ABD eksenli anlatılması, sakin bir adada yaşayan anlatıcının yakınında (az sayıdaki) Empedokles’in Dostlarından birinin bulunması, anlatıcının (romana sırf bunun için eklendiği belli olan) tek komşusuyla yıllarca irtibatları yokken o günlerde gönül macerası yaşaması, yine anlatıcının içeriden bilgi verebilmesi için ABD Başkanının çok yakın bir dostunun karakter olarak romana eklenmesi, dünyanın yaşadığı tehlikenin iyi açıklanamaması, Empedokles’in Dostlarının uygarlığa sadece tıbbi açıdan katkı yapması… bana göre romanın eksiklikleri.
Çok güzel bir eser, beni derin derin düşündürdü ve etkiledi. Burada öylesine iyi bir inceleme var ki, başka bir değerlendirme yapmayacağım. Kitabı tekrar okumak istediğimi ifade etmekle yetiniyorum.
Fuji-YamaCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 2017698 okunma