İnsanların hesaba çekilecekleri gün yaklaştı. Hal böyleyken onlar hâlâ gaflet içinde yüz çeviriyorlar." (Enbiyâ, 1) Bugünün dünyası bizi sürekli meşgul tutmak, oyalamak ve ölümü unutturmak üzerine kurulu. Sosyal medya, bitmeyen koşturmacalar ve dünya telaşı içinde zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Ayet, bin küsur yıl önce indiği gibi bugün de yüzümüze aynı gerçeği çarpıyor: Zaman daralıyor, asıl hesabı unutma, silkelen ve kendine gel.
Sen ne câmın mestisin billah kimin hayrânısın Kendin aldırdın gönül n'oldun ne hâl olmuş sana
Nedim
Nedim
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Şimdi sana çok özledim desem, Vereceğin cevabı biliyorum. Ama Çok özlüyorum. Anlatılır hâl değil inan. Yazamıyorum, arayamıyorum, sarılamıyorum hiç öpemiyorum, fakat Öyle özledim ki, yer gök şahit. Herkes üzülüyor.
Oluşmaya başlayan bir ihtimalin kaybı
Bazen insanın içinde bir boşluk oluşur. Nedeni net değildir; bir olaydan çok, bir hissin yokluğu gibidir. Sanki bir şey olması gerekirken olmamış, bir şey tamamlanacakken yarım kalmıştır. O yüzden ruh hali dalga dalga değişir. Çünkü insan, sabit bir zeminde değil; henüz adı konmamış bir duygunun içinde duruyordur. Ne tam bir eksikliktir bu, ne de tamamen dolu bir hal… Sadece arada kalmış bir his.
Bir insanı kırdıktan sonra gerekçelerini vermek kırgınlığı gidermez; Bu, bir insanı öldürdükten sonra, cesedine, kendisini niçin öldürdüğünü açıklamaya çalışanın hâl-i pür-melâl'ine benzer. ...
Alıntı
Sabredip kurtul diyorsun dem bu dem, Sabra mahir bende kâfî hâl mi var?