Tanrı dağlarının ak bilgesi
Bir şiir yaz ki…
Gecenin en derin yerinde yankı bulsun
Öyle bir şiir olsun ki,
Okuyan kendi kalbinin kapısını aralasın,
Ve hafifçe sarsılsın,
Ali Rıza Coşkun
Çok sonradan öğrenecektimki babam rahmetli annem üzülmesin diye annemin hastalığını bizden saklamış annemin gözleri gülsün gecesine yankı olsun diyerek ağzımdan mektuplar yazıyordu
Oğlunun kokusunu alan bir anne hiç mümkünmü hasta olsun hani hasta olsa bile bir anneyi oğlundan gelen güzel bir haber mutlaka ayağa kaldırır babam isa beyde bu gayrette bu minvalde çalışmış
demekki öyle şiirler yazmıştıki ağzımdan annem annem elinde mendil halay çekip çiftetelli bile oynamaya başlamıştı o mutlu gecelerde babamla annem sahte bir umuda tutunup vals etmeye bile
başlamışlardı biz ise tanrı dağların soğuk ve ayazında dağların göz yaşı döktüğü bir mevsimdeydik ırmaklar buz tutmuştu yani ırmağa bassanız karşı tarafa yürüyerek geçebilirdiniz ırmaklar üzerinde buzdan
köprülerde çocukların sevincini görmeliydiniz affan dededen çocukluk yıllarını satın almış gibi ellerinde kızak abi kızağımızı çekermisin diye soruyorlardı dedem nefsani de kızak çeken o küçük
çocukların arasındaydı bu dağlarda öyle güzel bir şiir yazan dedem canını bu dağlarda verdi masum anadolunun saf çocuğu ilk önce atı donarak öldü sonra kendisi ancak tanrıdağının piri ak dağların evliyası olarak anılmaya başlayacaktı