Puan vermedi·1464 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 01:32
"Bunu sonra düşüneceğim." dediğiniz tüm sorumluluklarınızı yüklenin efendim, Scarlet ile geldim. O ki,düşünmeyi ertelediği her fişkuyu yemekten geri durmayan bir cüretkâr. Amerikan iç savaşının olduğu 1860lı yıllar. Ve sonrasındaki yeniden yapılanma dönemleri. Savaş ile beraber rüzgâr gibi geçip giden yaşamları okuyoruz. Büyüme hikâyesi de, ihtiras da, tarihsel arkaplan da, aidiyet de, yeniden diriliş de... Çok katmanlı ve uzun soluklu bir okuma oldu benim için. Nisan sonundan beri okumaktayım,4.cildi bitirip geldim. Sayfalar boyunca Scarlet O'Hara karakterine çemkire çemkire ilerledim, yalan söylemeyeyim çok eğlendim. Uç ve deli karakterlerin,yararcı ve çıkarcıların nasıl doğal seleksiyonu halay çeke çeke geçtiklerini gözlemledim. Scarlet'in kölelik kavramı konusundaki değişen tutumlarına şaşıracaktım ki... İlerleyen kısımda bu kızın zaten ahlaki ve ideolojik bir derinliği olmadığını görünce,çok da şeyetmedim. Amaaaa, yazarın Rhet'in konuşmalarına ekstraa özendiği gözümden kaçmadı. Lafı gediğine oturtmalar adama kahkaha attırıyor. Canım Rhett. Kvothe ardından yeni aşkımsın. 4 cilt daha olsa okurdum. Kapra Yayınları'nın yazım hataları canımı sıkmaz derseniz tavsiyemdir. Başka basımı yok diye biliyorum şuan. .
Rüzgâr Gibi Geçti (4 Cilt Takım)Margaret Mitchell · Kapra Yayıncılık · 20213,158 okunma
EVE GELİRKEN EKMEK AL ŞERMİN YAŞAR
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 13:32
EVE GELİRKEN EKMEK AL ŞERMİN YAŞAR Ekmek, Kitap ve Akıl Sağlığını Koruma Rehberi! Yakın zamanda beni keyiflendiren bir kitap. Şermin Yaşar romanı okumak, pazar sabahı tam kahvaltı ortasında aile üyelerinden birinin ki ablanız olabilir, masaya bomba bir dedikodu bırakması gibi bir şey. Sayfalara "Şöyle iki satır bir şey okuyup kafa dağıtayım" diye giriyorsunuz; bir bakıyorsunuz ki mahalledeki tüm karakterlerin iç sesleri salonunuzda halay çekiyor. Yazarın o tanıdık, hınzır ve "Biz aslında çok normal bir aileyiz ama çaktırmıyoruz" tonu, insanı bir oturuşta yarım somun ekmeği bitirtir gibi kitaba bağlıyor. Hem bir taraftan iştahla kitaba yüklenirken bir taraftan da etrafı kesiyorsun aman bitmesin diye! Okurken hem "Yahu aynı bizim buralar!" diyorsunuz hem de kahkahayı basmamak için toplu taşımada telefonu gizleyenler gibi şekilden şekle giriyorsunuz. Eser bir çok hikayeden oluşuyor. Kitaptaki karakterlerin her biri, sanki mahalle bakkalından ödünç alınmış gibi ama her birinin içine bir miktar absürtlük tozu serpilmiş gibi. Şermin Yaşar, sıradan hayatların altındaki o tatlı deliliği öyle bir cımbızlıyor ki, trajediyle komediyi aynı tabağa koyup önümüze enfes bir meze olarak sunuyor. Aynı Varşovadaki Rumi restorantta Mehmet ustanın mezeleri gibi. Kitap bittiğinde, içinizde hem lunaparka gitmiş çocuk neşesi kalıyor hem de "Acaba benim hayatımı kim dikizleyip bu kadar doğru yazdı?" paranoyası başlıyor. Uzun lafın kısası; bu roman ruhun detoksu, edebiyat dünyasının ise neşeli bir "Gülümseyin, çekiyorum!" anı gibi. Eğer hayatın koşturmacasından, ciddi plaza dillerinden ve "Hangi ara bu kadar büyüdük?" dertlerinden sıkıldıysanız, bu kitap tam bir sığınak. Şimdi bu incelemenin üzerine, sıcacık bir ekmek alıp eve dönme ve kitabın kritiğini çay eşliğinde derinleştirme
Gelirken Ekmek AlŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20259,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
HER ŞEYİN MAYFASI OLABİLİR
10/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Cathy, hayatıyla ilgili radikal kararlar almak üzere eski bir dostunu ziyarete gittiği yağmurlu bir gecede, arabasıyla aniden yola fırlayan bir adama çarpar. Çarptığı adam, omzundan vurulmuş olan biyokimyager Victor Holland’dır. ​Victor, insanlığı tehdit edebilecek güçte, laboratuvarda geliştirilmiş ölümcül bir virüsün varlığını ve bu virüsü dünyaya yaymak isteyen karanlık, mafyavari şebekenin sırrını taşımaktadır. Bu tesadüfi karşılaşma, Cathy’yi sakin hayatından koparıp bir anda devlet içindeki yozlaşmış odakların, tetikçilerin ve zamana karşı yarışan bir virüs tehdidinin tam ortasına, amansız bir kovalamacanın içine fırlatır. Okumaya ara verdiğimde acaba ne olacak sorusu sürekli kafamın içinde halay çeker modda takılı kalıyordu. Sizi sürükleyip olay örgüsü içine alan başarılı bir roman. Tess, tıbbi gerilimi aşk ile örüntülemiş. Kovalayanlar, kaçanlar arasında kurulan güzel dostlukların değerini ve insanlığın kaybetmemesi gereken evrensel ahlak kurallarını hatırlatan bir yapıt olmuş. Teşekkürler Tess.
Proje: Ölümcül VirüsTess Gerritsen · Martı Kitabevi · 20132,045 okunma
Dadanık Halay Ekibi
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
ÇILGIN fikirleri, sıra dışı karakterleri ve KAHKAHA dolu maceralarıyla dikkat çeken kitapta, kahramanımız DADANIK yine birbirinden komik olayların tam ortasında! Saçlarının içinde yok yok: tenis raketi, muzlu süt, bisiklet kornası, çorap, mendil, kalem kutusu, hatta saç salyangozu… Dadanık bütün bunları saçlarına nasıl sığdırabiliyor, kimse anlayamıyor! Dadanık ve arkadaşları Su Yutmaz, Sararık, Sakincan, Öykü ve Melodi; okullarına gelen yazar Anıl Basılı’nın eğlenceli dünyasında birbirinden İLGİNÇ maceralara atılıyor. Yazar Cenap Kalemtutmaz’a zor sorular hazırlarken, proje ödevi için Ayşe Teyze’nin kaybolan takma dişinin peşine düşüyorlar. Üstelik Dadanık’ın yemek yemeyi çok seven babası Homini Gırtlak ve UZAYLI kostümü de bu maceraya eşlik ediyor! Eminönü ve Kapalıçarşı sokaklarında uzaylı kıyafetiyle dolaşan Dadanık, kendine özgü “uzaylı saç modeli” ile herkesi şaşırtıyor. Fakat işler bununla da bitmiyor. Sihirbaz olmaya karar verdiğinde eşyaları kaybetmenin kolay, bulmanın ise zor olduğunu öğreniyor. Sınıfta herkes bilmece sorarken onun “BİLMEMECE” sorması ise kahkahaları artırıyor: “Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür…” KERMES hazırlıkları sırasında ortaya çıkan çılgın fikirler, komik tartışmalar ve yaratıcı isim önerileri hikâyeye ayrı bir renk katıyor. Mizah dolu anlatımıyla çocuklara EMPATİYİ, ARKADAŞLIĞI, DAYANIŞMAYI, PAYLAŞMAYI ve birlikte üretmenin önemini eğlenceli bir dille anlatan bu keyifli eser için Anıl Basılı’ya teşekkür ederiz.
DadanıkAnıl Basılı · Doğan Çocuk Yayınları · 202556 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
İSMAİL TURGUT-MASAL KUTUSU . . . Merhabalar bugün sizlere kızımla çok severek okuduğumuz #masalkutusu kitabının yorumu ile geldim. Size çok beğenerek okuduğumuz birkaç hikayeden bahsedeceğim. Çiftlikte iki arkadaş kuzu ile buzağı bir sabah birlikte oyun oynamaya başlıyorlar ve ikisi de bir ot görüyor aralarında bir tartışma başlıyor ben yiyeceğim sen yiyeceksin adı altında ve bu ot yüzünden bir daha birbirleriyle konuşmamak üzere ayrılıyorlar.Fakat ertesi sabah buzağı çok hastalanıyor üşüyüp titriyor sıcak içecek veriyor yakınlarındakiler ,kuzu buzağının bu haline çok üzülüyor ve yünlerinden ona bir kazak örüp buzağının üzerine örtüyor ve o çok paylaşamadıkları otları da onun önüne koyuyor yemesi ve iyileşmesi için.Birkaç güne de tabii ki buzağı iyileşiyor ve tekrar birlikte çıkıp oyun oynuyorlar.Bu çok güzel bir hikayeydi dostluğu simgeleyen biz çok beğendik. Flamingolar da halay çeker ; Gizem ve ailesi bir tatile gideceklerdi hazırlanıp yola çıktılar.Bir süre gittikten sonra bir göl gördüler ve gölün kenarında dinlenmek istediler.Radyodan gelen sesleri duyan flamingolar halay çekmeye başladılar radyoyu kapatıp flamingoların yanına gitmek isteyen Gizem radyodaki ses kapatınca flamingolar halay çekmeyide durdurmuştu. Gizem heyecanla babasının yanına gidip flamingoların halay çektiğini gelip bakması gerektiğini söyledi fakat babası böyle bir şey olamayacağını söylemişti.Gizem babasının inanmamasına tabii ki birazcık üzüldü oradan ayrılıp gölü seyreden annesinin yanına koştu annesine de aynı şeyi söyledi annesi de flamingoların halay çekemeyeceğini söyledi. Çok uzaklaşmaması gerektiğini birazdan yola çıkacaklarını söylediler. Gizem de gitmeden evvel son kez bu güzel gölü ve flamingoların halaylarını izlerken Ailesi'nin yanına geldiğini fark etmemişti. Anne ve babası
Masal Kutusuİsmail Turgut · Güneşyolu Yayınları · 20262 okunma
Allah'ın Belası Kitap (2023)
9/10
·252 syf.··
2026 160. kitabı
Çıktıktan çok sonra okudum. Biraz geç bir okuma oldu. Otobiyografileri severim fakat genelde ya film uyarlamalarını ya da sesli kitaplarını dinlerim. Bunu alıp okudum. Edebi tarafıyla alakalı hiç yorum yapmayacağım ama şunları söyleyeyim: Ben bu kitapta maalesef kendime, çocukluğuma dair çok fazla şey buldum. Maalesef diyorum çünkü bir birey-erkek olarak açıkçası dilerdim ki kendimden pay biçebileceğim insanlar daha "ulu", daha "iyi" kimseler olsun. "Türkiye’den, İstanbul’dan, Topkapı Garı’ndan, Türk sanat müziğinden, türkülerden, tıklım tıklım otobüslere binerken başkalarının önüne geçmek için çabalamaktan, folklordan, futboldan, kuyruğa girmeyi bilmeyen insanlardan, çamurdan, mahallelerinden geçtiğimde sataşan çocuklardan, ter kokusundan, din ve turizm dersinden, sokak kapıları önündeki ayakkabılardan, maşrapadan, köylülerden, minibüs muavinlerinden, tığ işlerinden, gül suyu kokusundan, başörtüsünden, alaturka tuvaletten, seccadeden, elektrik ve su kesintilerinden, bağlama ve zurna sesinden, yemek yemekten, blok flütten, halay çekenlerden, göbek atanlardan, yemek kokan apartmanlardan, kalabalıktan, babasızlıktan, fakirlikten, sıskalığımdan, sevgilim olmamasından, utangaçlığımdan -------- NEFRET EDİYORUM" Teoman ’ı sevmediğimden değil. Kitabı okuyan arkadaşlar ya da benim gibi Teoman hayranı olanların inkâr edemeyeceği bir gerçek var. Bu adam cidden mutlu değil. Yalan mı yani? Senelerce boş bira şişelerinin dibinde aramadı mı bu adam mutluluğu? Magazinciler ile yumruklu kavgalara girmedi mi? Onar kez müziği bırakıp geri dönmedi mi? Bir ara fotoğrafçı olacaktı mesela sözde. Çok geç yaşta evlendi, kızı oldu, boşandı. Yazarlık yapmaya çalıştı, film (hatta filmler) çekti bir ara, film yönetti, senaryo yazdı. Filmi bile mesela baştan sona "trajedi" idi ve
İnceleme
Fasa FisoTeoman · Hep Kitap · 20182,068 okunma