_"Sen kutlar mısın doğum günlerini?" _"Hayır. Bu tıpkı şey gibi... Ölüm yaklaşıyor diye sevinen bir grup geri zekâlının toplanıp halay çekerek pasta kesmesi gibi."
Çok güzel oynardı Dimitri, seyredenleri hayran bırakırdı kendine. Halay, zeybek, karşılama, çiftetelli... Kaşık havasını onun kadar iyi oynayan ikinci bir kişi yoktu Keskin’de. Zarif ve ölçülü ayak hareketleriyle, ellerini kollarını usulünce kaldırıp indirerek, müziğin ritmiyle bütünleşmiş yakışıklı bedeniyle gerçek bir seyir ziyafeti çekerdi izleyenlerine. Karşısına geçip ona eşlik etmek yürek isterdi. Ama o, oturdukları sandalyeye yapışıp kalmış misafirlerini ellerinden tutup kaldırarak oyuna ve coşkuya katılmalarını sağlamayı da ihmal etmezdi.
Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Olvido
Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh, atılan oklarla delik deşik; İşte, doğduğun eski evdesin birden Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven, Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar... Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir; İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün bir camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı... Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir. Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla Halay çeken kızlar misali kolkola. Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri, İhtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden Ayışığı gibi sürüklenip giden; Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Şiir
"Sen kutlar mısın doğum günlerini? Hayır. Bu tıpkı şey gibi... Ölüm yaklaşıyor diye sevinen bir grup geri zekâlının toplanıp halay çekerek pasta kesmesi gibi." >
Duyuların, imgelerin, duyguların ve düşüncelerin birbirine belirsizce kenetlenerek halay çeker gibi salındığı o dünyaya asla güvenmek istemedim.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de hayatın tadını çıkaramıyor demektir. Dans bilmemek çok ayıptır. İnsan bu alanda kendini muhakkak yetiştirmelidir.
Sayfa 208 - Kronik yayınevi
Alıntı