Genç ruhların yetiştirilmesinde ilk iş, onları, musikî ile sık ve sürekli temas hâlinde yaşatmaktır. Musikî kültürü vermek, nağmeyi sevdirmek ve rûhundaki akışı karşılayacak melodiyi sesler dünyasından ona aratmaktır. Musikî temizleyicidir; genç rûhu bulaştığı kirlerden temizler; ondaki dikenleri ayıklar. Musikî ile temizlenmeyen ruh havalanmaz, uçamaz. Musikînin insanda gerçekten doldurduğu, "sonsuz varlığın sevgisi"dir. Musikî ile temizlenip hafifleyen ruha hizmet zevki aşılanmalıdır. Dergâh misâli dernekler açılmalıdır. Onlarda halka hizmet sevgisi yegâne karşılık, tek muvaffakiyet ve tek gâye olmalıdır. Rûhun iffeti hizmeti ile ölçülür.
Kendi kaderini onun bütün ızdırap ve mesuliyetiyle yüklenenler, ancak insan denmeğe layık olanlardır. Kader, bütün varlıkların hissesidir. Ona bağlı ızdırap ve mesuliyetse insanın, insan şuûrunun, kalp ve vicdanın kutsal hissesidir. Ruh çürümeden onlar terk edilmez. İnsan onlarla tarif edilir.
Anarşist etrafınızda dolaşır, karşınızda olur veya kendi içinize girer. Lâkin etrafınızda dolaşanla dosdoğru karşınızda duran, size kendi içinizde barınan kadar tehlikeli düşman değildir. Onlarla mücadele mümkün, bazen çok kolaydır. Kararlar, kanunlar, elde taşınan kuvvetler, dışındaki anarşisti mağlup etmeye kâfi gelebilir. Lâkin içinizdeki anarşist öyle değildir. O hâkimdir, hükümler yıkar; o mürebbidir, vicdanları virân eder; o kadındır, evler yıkar; o nihayet bizdeki zulümdür, gururdan ve gafletten ibâret kendi kendimize zulümdür, kendimizi mahvederiz. Şuur olduk, mantığı çiğnedik; himâyeye sarıldık, huzûru telef ettik; irade olduk, âlemden intikam alıyoruz. Anarşist, her taraflı bir kılınçtır: Dost olur, düşmanı imha eder; düşman olur, dostu imha eder. Dindar olur, dinsize saldırır; dinsiz olur, dindara saldırır.