TÜRK KADINI
Türk Kadını, Türk Erkeği'ne sırt vermeseydi, Türk'ün yiğitliğinden söz edemezdik.
Tarih Türk'ü böyle kaydetmiştir!
Akan ŞAHİN
21.02.2025
Türk Kadını;
Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok; ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır.
Başbuğ ATATÜRK.
Türk Kadını ve Anası!
Büyük atalarımız ve onların anaları, tarihin, olayların tanıklığıyla sabittir ki, cidden yüksek faziletler göstermişlerdir. Burada birçok noktalardan sayabileceğimiz o faziletlerin en büyüğü ve en ehemmiyetlisi kıymetli evlâtlar yetiştirmeleriydi. Şunu söylemek istiyorum ki, kadınlarımızın umumî vazifelerde üzerlerine düşen hisselerden başka kendileri için en ehemmiyetli, en hayırlı, en faziletli bir vazifeleri de iyi anne olmaktır. Bugünün anaları için gerekli özellikler taşıyan evlât yetiştirmek, evlâtlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak, pek çok yüksek özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız hattâ erkeklerden daha çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmağa mecburdurlar. Eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa böyle olmalıdırlar.
Başbuğ ATATÜRK, 1923
Kaynak: Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri II. Cilt, s.151
Türkiye’nin, kadınlara yönelik reformları aslında, Türklerin tarihsel kültüründeki ANAERKİL toplum yapısına dayanmaktadır. Eski Türk toplum geleneğinde kadının toplumsal yönetimsel hakları erkeklere eşit ve hatta bazı alanlarda üstündür. Bu husus tabiatın doğurgan ve yaratıcı varlıkların üstünlüklerine de uygun bir davranış biçimidir. Atatürk’ün kadınlara eşit hakları dünya milletlerinden çok önce vermesinin altında, Türklerin tarihi ve kültürel mirası ile Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş uygarlık hedefine ulaşmada sadece