Kendinizi köşeye sıkışmışsınız ve siyah ile beyaz arasında bir seçime zorluyorsunuz. Birisiyle görüşüp görüşmemek, o kişiyle yakın arkadaş olmak ya da bir daha o kişiyle konuşmamak arasında bir seçim. Karşınızdakine ya parlıyorsunuz ya da onu sineye çekiyorsunuz. Elinizdeki tek seçenek evet ya da hayır, bir orta yolunuz yok. Bu arkadaşınızla “özel bir arkadaşlığınız” olduğuna inandırıyordunuz bence, o yüzden her şeyi sineye çekip devam ettiniz. Böyle davranmaktan da yoruldunuz en sonunda.