Ak kefenli gelmişti. Önünde bir sürü kırmızı yılan.. "Hasan diyordu". "Hasan sen oğlum değil misin? Sen benim zürriyetimden olmadın mı Hasan? Kurtaramaz mısın babanı? İşte önünde yüzlerce kırmızı yılan, bunlar yılan değil, kanı yerde kalmış insanlar. Öldürülmüşlerde öçleri alınmamış. Kırmızı yılan olarak hortlamışlar. Beni bunlara çoban yaptı zebaniler. Benim de kanım yerde kalırsa beni de böyle götürecekler. Babanın bu haline nasıl dayanıyorsun Hasan? Oğlum değil misin, acımıyor musun babana Hasan? Ben kırmızı bir yılan olup kıyamate kadar böyle sürünmeye layık mıyım Hasanım, yavrum.. Ahhh yılanı öldürseler, ahh yılanı öldürseler Hasan..