(Dikkat kitap hakkında detay içerir.)
Rasim Özdenören'in okuduğum ilk romanı. Daha önce Müslümanca düşünme üzerine denemeleri okumuştum. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken zıtlıklar oldu. Kitap zaten iki bölüm şeklinde ilerliyor. Kitap zıtlıklar üzerine kurgulanmış gibi geldi bana. Günümüz ve geçmiş aradaki bütün farklılıklarıyla kitapta. Yani geçmişten günümüze çok belirgin bir geçiş var. Kahramanlardan Sitare (bencillik), Çarli (Türk olduğu özellikle belirtiliyor.) Zelda, Tansel, Yavuz günümüz insanını temsil ederken; Dede (gül yetiştiriyor) ve çocuk ise geçmişi temsil ediyor. Zıtlıklar çöl-çiçek, gülmek- ağlamak, geçmiş-şimdi, apartman-ahşap ev, gürültü-sessizlik vb. kitapta yer alıyor. Yine değişim şehir üzerinden çok güzel anlatılıyor. Şehirleşmeye vurgu yapılırken, "fakat hiçbir değişiklik şehrin tabiatına müdahalle edemedi." ve "şehrin ahlakı değişmiştir" ifadesi dikkat çekiyor. Kentin özeti otel ve banka üzerinden yapılıyor. Yabancı kelimeler kullanılarak değişim dil üzerinden veriliyor. Kitapta namaz ve Müslümanlık üzerine vurgu yapılıyor.
Kitabın vermek istediği temel mesajı ben medenileşmenin yanlış anlaşılması olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar dilerim.
Rasim Özdenörenin okuduğum ilk kitabı. Kitap gerçekten adı gibi Müslümanca düşünme nasıl olmalı, Müslüman nasıl düşünmeli, Batılı düşünce sistemleri nasıl ve İslami düşünce sistemlerinden farkı ne gibi birçok soruya cevap veriyor. Günümüzdeki Müslümanların en büyük sıkıntısı Islami şuur kaybıdır. Bu duruma çok güzel parmak basılmış. Kitapta Nasıl Müslüman Olmalıyız? Sorusuna cevaplar verilmiş. Bence aralıklarla okunması gereken bir eser. İyi ki okunuşum.