İnsanlığın Medeniyet Destanı gerçekten de adı gibi insanlık hangi medeniyetleri meydana getirip yaşamış, başka toplumları etkilemiş ve onlardan etkilenmiş ise onu etkileyici, inandırıcı ve bir o kadar da samimi bir şekilde aktarıyor. Kitabı okurken insanlığın geçtiği dönemleri, buluşları, yaşam tarzlarını zaman zaman hissedebiliyorsunuz. Bugünkü batı hegomanyasına kadar geçen dönemleri günümüzle karşılaştırıp bir mukayese yapabiliyorsunuz. Daha önce sadece adını duyduğunuz medeniyetlerin insanlık yolculuğunda nerede, nasıl ve hangi şekilde durduğunu anlayabiliyorsunuz. Kİtabın başında kitabın yazılma amacı medeniyet denince bugünkü batı medeniyetinin akla gelmesinin yanlış olduğunu göstermek ve insanlık tarihine Avrupalı gözüyle bakmanın artık imkansız olduğunu göstermek gösteriliyor. Yani yazar "baştan söyleyeyim dünyada sadece Avrupa yok, onu oluşturan, etkileyen başka medeniyetler de var." diyor. Kitapta Çin'den Hindistan'a, Mayalar'dan Olmekler'e, Sümerler'den Asurlular'a, Hz. Peygamber döneminden Emevi Abbasi dönemine, Grekler'den İran Zerdüşt'üne kadar birçok uygarlık hakkında bilgi verilip karşılaştırmalar yapılıyor. Rönesans, kapitalizm, pozitivizmin yıkıcı etkisi belirtiliyor. Batı Medeniyeti'nin insanı üretim ve tüketime, ruhu akla, sonsuzu sayılabilene indirgediği belirtiliyor. Kitabın sonunda ise Avrupa Medeniyeti'nin insana daha iyi hizmet etmesi beklenirken insan odağından uzaklaşıp dünyayı büyük bir intihara sürüklemekte olduğu anlatılıyor. Medeniyetler diyaloğunun zamanı geldi çattı, diyerek yazar kitabını bitirmiş.