Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün gençlere tavsiye ettiği kitaplardan birisi oluşu ve adını sık sık duyuşumdan dolayı büyük merakla ve heyecanla başladığım kitabı az önce bitirme şansı buldum. Gazi Paşa’nın da beğenisi kazanan bu kitabın eleştirel yönlerinin görebilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Fakat burada kendimize şunu sormamız gerekiyor: “Acaba bu sistemsel eksiklikleri giderebildik mi?” Biliyorum bu eser sadece bir eleştiri romanı değil, aynı zamanda bir aşk romanı, bir milli mücadelenin pencereden bir kısmını gösteren bir roman. Okuyucu olarak atandığı yerlerde yılgınlığa kapılan genç öğretmen arkadaşlara da bu romanı şiddetle tavsiye ediyorum. (Benim gibi bu kadar geç kalmayın.)
Bir donuk kış sabahına göğüslerinde birkaç cılız çiğdem, dudaklarında onlar gibi yalancı bir tebessümle karşı karşıya gelen yeni nişanlılar on dakika sonra gözlerinde yaşlarla bedbaht bir ağabey, kimsesiz küçük bir kız kardeş gibi birbirinden ayrıldılar.
İnsan, yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış.