Halk kitleleri birinci Dünya Savaşı’nda doruğa ulaşacak bir yoksullaşma süreci yaşıyordu oysa. Halit Ziya vatanın katıksız kalan Ekmeğinden son lokmalar doymak bilmeyen ağızlarının içine atılırken gibi cümlelerle betimliyor o dönemi anılarında. Yine Halitziya sarayın sonsuz israfını da şu acı sözlerle belirtiyor: Zihinlerde hep Abdülhamid sarayının on müthiş boğazına akıp eriyen fakir milletin paraları çalkalanıyor ve millet açlıktan kıvranırken her gün yüzlerce koyun, tavuk, hindi i,yutan yüklerle meyve ve sebze şeker eriten mangalına bir avuç kömür ocağına iki odun bulamayan aciz bir halk karakışta titrerken.