Ücretsiz Eğitimler
e-devlet hesabınızla katılabileceğiniz tamamen ücretsiz, sertifikalı eğitimlerden haberdar mısınız? BTK Akademi'de yabancı dilden teknolojiye pek çok alanda yüzlerce kurs mevcut. Tüm kurslar ücretsiz ve içerikleri oldukça kaliteli. Eğitim sonunda yapılan online sınavı geçmeniz hâlinde ücretsiz sertifika almaya da hak kazanıyorsunuz. Yine e-devlet hesabınızla giriş yapabileceğiniz, halk eğitim merkezlerinin online versiyonu sayılan Hemba sistemi de var ancak BTK Akademi ile kıyaslandığında o biraz daha basit ve içerik açısından da kalitesiz kalıyor. Ama orada da tarımdan geleneksel sanatlara ve spora kadar çok daha çeşitli alanlarda pek çok kurs var. Bilişim teknolojileriyle ilgileniyorsanız BTK Akademi'de ilginizi çekecek bir kurs illa ki bulursunuz. Çeşitli hobiler edinmek isterseniz de Hemba'ya göz atabilirsiniz. btkakademi.gov.tr/portal Ben B1 İngilizceyi bitirdim ama iki sınavdır sertifikayı tek soruyla kaçırıyorum. :) B2den sonra son sınav hakkımla şansımı yeniden deneyeceğim inşallah. Sizlerin de faydalanmanızı dilerim. 🌿
ZULÜM ALLAH'TAN MI GELİR: Dımaşkî - İktidar ve Kader
Hicrî 125 (M.S. 743) yılına yaklaşırken Şam’da, Bâb el-Ferâdîs “Cennet Kapısı” denilen kuzey sur kapısının önünde bir kalabalık toplanmıştı. Kapının altında, az sonra idam edilecek, elleri ve ayakları kesilmiş bir adam vardı; bazı rivayetlere göre, son sözünü söyleyemesin diye dili de kesilmişti. Yanında, bir zamanlar adaletiyle ünlü Halife Ömer b. Abdülaziz’in muhafızlığını yapmış olan müridi Sâlih b. Süveyd duruyordu, o da asılacaktı. İnfazı emreden, dönemin güçlü hükümdarı Hişâm b. Abdülmelik’ti. Asılan adamın adı Gaylân ed-Dımaşkî’ydi. Suçu bir isyan, suikast ya da ihanet değildi. Suçu, tek bir cümleydi: “İnsan, yaptığından kendisi sorumludur.” Bugün bize sıradan bir hakikat gibi görünen bu cümle, sekizinci yüzyıl Şam’ında bir adamın hayatına mal oldu. Çünkü o cümlenin arkasında, düzeni sarsabilecek bir cümle gizliydi: Eğer insan yaptığından sorumluysa, halife de yaptığından sorumludur ve zulüm “Allah böyle takdir etti” diyerek meşrulaştırılamaz. ŞAM’IN KÂTİBİ, SARAYIN İÇİNDEKİ YABANCI Gaylân ed-Dımaşkî’nin hayatına dair elimizdeki bilgiler sınırlı ve yer yer tartışmalıdır. Tam adıyla Ebû Mervân Gaylân b. Müslim, nisbesiyle el-Kıbtî ed-Dımaşkî, muhtemelen Mısırlı bir Kıptî ya da Himyer’in Kıbt koluna mensup bir aileden geliyordu. Her halükârda Arap aristokrasisinin dışında, mevâlî (azatlı) tabakasına mensuptu. Babasının Emevî hanedanına bağlı bir azatlı (yani köleliği sona erdirilmiş kimse) olduğu aktarılır. Kendisi ise Şam’da, imparatorluğun kalbinde, devlet kâtipliği yapıyordu. Kaynaklar onu, Abdülmelik b. Mervân’ın oğlu Saîd’e öğretmenlik yapacak kadar saraya yakın gösterir. Daha da önemlisi, sonradan “İslâm’ın en âdil halifesi” diye anılacak olan Ömer b. Abdülaziz onu yanına almış, vaazlarını dinlemiş ve bazı reformlarda ona dayanmıştı. ADALET SÖZ DEĞİL,
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir yanım devletler devirir, bir yanım kendine yenilir.
Duygu ve Düşünce
Ne diyordu Muhibbî: "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" Öyle... 🤧🥵
İnsan ve Hayat
Soner A. Soner A. Ne bulsam okurum... Soner A. Soner A. İnsanın iradesi sağlam ise elinde tuttuğu kitap en güzel fidan olur zihninizde tohum vererek en güzel ağacı yeşerterek boy verir fakat iradeniz sağlam değilse kitap gül olsa elinizde çürür diken sarar elinizi Ama yurttaşlarının mallarına el sürmekle kalmayıp onları köleliğe de sürükleyenlere bu çirkin adlar verilmez.” Devlet Platon (Eflatun) Soner A.Soner A. Seher vakti çaldım yarin kapısını Günah var ise sevilenin gözlerinde Sizi sürükler kölelik ve çirkinlere Güzel ise yar açar size ahiretin yapılarını insanlardan kötülük görenlerin doğruluklarından bir şey kaybetmeleri kaçınılmaz.” Devlet Platon (Eflatun) Soner A.Soner A. Doğru insanlar murad alırlar onlar suna kuşu ile dost olur eğri insan ise gökteki kuşa tuzak kurar kuş yuvalarını bozar "İnsan ölüme doğru gittiğini fark ettiğinde daha önce hiç aklına gelmeyen düşünceler ve kaygılarla dolmaya başlar
Duygu ve Düşünce
HZ. MUAVİYE'YE "radyallahu anh" DENİLMEZ Mİ? -III-
"Ömer İbnu'l-Hattab (r.a.), Umeyr İbnu Sa'd'ı Humus valiliğinden azledince, yerine Hz. Muaviye'yi (r.a.) tayin etti. Halk: Umeyr'i azledip Muaviye'yi mi tayin etti, diye mırıldandı. Umeyr (r.a.) ise: Muaviye'yi hayırla yâdedin. Zira ben Resulullah aleyhissalatuvesselamın "Allahım onunla (insanlara) hidayetini ulaştır!" dediğini duydum, dedi." Kütüb-i Sitte, Hadis No: 4478 Evvelki yazılarıma yapılan bazı yorumlardan ötürü, daha başlarken bir noktayı açıklığa kavuşturmak istiyorum: Hz. Muaviye'nin "radyallahu anh" denileceklerden olduğu "şu âhirzamana kadar" Ehl-i Sünnet mabeyninde "netameli" bulunmuş bir konu değildir. Mevzuun gerek İmâm-ı Gazalî'nin İhyâ'sında, gerek İmâm-ı Rabbanî'nin Mektubat'ında ve gerekse diğer makbul/muteber kaynaklarımızda nasıl ele alındığını incelerseniz "netameli" hiçbir noktaya rastlayamazsınız. Hz. Muaviye'nin bir Sahabî olarak "hürmete layık olduğu" gayet açıktır. İttifakla da beyânlıdır. Ulemamızın bu meseleyi medar-ı bahs etmeleri, kendi aralarında tartışma konusu olduğundan değil, Şia vb. bid'a fırkaların Mü'minlerin kafalarını/kalplerini karıştırmalarına engel olmak içindir. Elhamdülillah. İşte biz de bugün o salih seleflerimizin izlerini takip ediyoruz. Rabbim, ne bu dünyada ne ötekisinde, dudaklarımızı ayak izlerinden kaldırmasın. Âmin. Bediüzzaman'ın da bu müceddidler kervanının bir halkası olduğunu hatırlarsak, elbette, ondan da bu hak yoldan başkası sâdır olmaz. Başka muradı olamaz. Zâten, Hz. Ali radyallahu anhın duruşunu "azimet" Hz. Muaviye radyallahu anhın duruşunu ise "ruhsat" noktasında ele alması, "her ikisini de" İslâm dairesi içinde gördüğünün delillerinden birisidir. Mezkûr kavramlar hakkında küçük bir özet geçersem: **Azimet "asıl hüküm"dür. Ruhsatsa şartlarına bağlı olarak uygulanabilecek "geçici
Hazreti Muaviye