》"Ben, heves ettiğim şeylerin kursağımda birikmesinden oluşan hayal kırıklıklarımı bir yorgan gibi üzerime örtmüş olanım. Ben olsun diye çabaladığım her şeyin olmayışını, yutkunarak seyredenim. Ben, elimi uzattığım yeşil dalların, kuruduğuna şahit olanım. Ben olmamış olan her şeyim..."
bu alıntıya denk geldiğimde içime çok dokundu, kitabı hemen alıp okumak istedim.
》Eve Döner İnsan Hep... Sahi ev nedir? Dört duvar, birkaç pencere ve kapı mı?
Ev gerçekten sevildiğini hissettiğin yerdir, içinde huzurlu, mutlu olduğun, sığındığın yerdir, ev anlaşılmak için çırpınmadığın yer, en zor zamanlarda bile sarıp sarmalayan o tanıdık histir. Bu bazen bir yer, bazen de bir kişidir. Evini bulmuş insanlar dünyadaki cenneti yaşayanlar bence.
》Hayatta bazı şeyler yolunda gitmediği zaman, yazarın ifadesi ile "ben halledemedim sigarası"nı bile bu "ev"de içmek, halledebileceğine dair kocaman bir güç verir insana.
Kitapta geçtiği gibi: "Çünkü insan, zor gününde bir; "ben yanındayım" cümlesi duymak ister, hiçbir şey yapılmasa da."
Ve bence böyle bir ev insana bu cümleyi söyler...
》Yazar kendi evine yazmış gibi bu kitabı. Evi olan insana. Sonrasında ayrılık, hüzün ve kederle geçen günlerini okuyoruz.
》Gidenler ve kalanlar, aşk ve ayrılık, veda etmek ve edememek, anlaşılmak isteyip en yakının tarafından bile anlaşılmamak, hüzün, yalnızlık, yas tutmak, yenilmek, ayağa kalkmak, umut, emek... İnsana dair ne varsa var bu deneme tarzında yazılmış kitapta.
》Anlaşılmamak... Kendini en açık kelimelerle anlatsan da bazen en yakınların bile anlamaz ya. O kadar acı ki.
"Cehennem insanın insanı anlamadığı yerdir, bilirsin." diye ifade etmiş yazar da bunu.
》Vazgeçmek... Emek verirsin, çabalarsın, ama hiçbir şey değişmeyince, karşında yaprak bile kıpırdamayınca vazgeçmek zorunda kalırsın.
"Çıkmaz