"Çünkü ev seni göğsüne bastırır."
Puan vermedi·141 syf.··
2025 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 00:57
》"Ben, heves ettiğim şeylerin kursağımda birikmesinden oluşan hayal kırıklıklarımı bir yorgan gibi üzerime örtmüş olanım. Ben olsun diye çabaladığım her şeyin olmayışını, yutkunarak seyredenim. Ben, elimi uzattığım yeşil dalların, kuruduğuna şahit olanım. Ben olmamış olan her şeyim..." bu alıntıya denk geldiğimde içime çok dokundu, kitabı hemen alıp okumak istedim. 》Eve Döner İnsan Hep... Sahi ev nedir? Dört duvar, birkaç pencere ve kapı mı? Ev gerçekten sevildiğini hissettiğin yerdir, içinde huzurlu, mutlu olduğun, sığındığın yerdir, ev anlaşılmak için çırpınmadığın yer, en zor zamanlarda bile sarıp sarmalayan o tanıdık histir. Bu bazen bir yer, bazen de bir kişidir. Evini bulmuş insanlar dünyadaki cenneti yaşayanlar bence. 》Hayatta bazı şeyler yolunda gitmediği zaman, yazarın ifadesi ile "ben halledemedim sigarası"nı bile bu "ev"de içmek, halledebileceğine dair kocaman bir güç verir insana. Kitapta geçtiği gibi: "Çünkü insan, zor gününde bir; "ben yanındayım" cümlesi duymak ister, hiçbir şey yapılmasa da." Ve bence böyle bir ev insana bu cümleyi söyler... 》Yazar kendi evine yazmış gibi bu kitabı. Evi olan insana. Sonrasında ayrılık, hüzün ve kederle geçen günlerini okuyoruz. 》Gidenler ve kalanlar, aşk ve ayrılık, veda etmek ve edememek, anlaşılmak isteyip en yakının tarafından bile anlaşılmamak, hüzün, yalnızlık, yas tutmak, yenilmek, ayağa kalkmak, umut, emek... İnsana dair ne varsa var bu deneme tarzında yazılmış kitapta. 》Anlaşılmamak... Kendini en açık kelimelerle anlatsan da bazen en yakınların bile anlamaz ya. O kadar acı ki. "Cehennem insanın insanı anlamadığı yerdir, bilirsin." diye ifade etmiş yazar da bunu. 》Vazgeçmek... Emek verirsin, çabalarsın, ama hiçbir şey değişmeyince, karşında yaprak bile kıpırdamayınca vazgeçmek zorunda kalırsın. "Çıkmaz
Alıntı
Eve Döner İnsan HepAli Bayam · Hayykitap · 01,031 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 00:34
Bir şarkı vardı sözleri "Birden geldin aklıma yakıverdin ışıkları" diye başlayan. Bu kitap benim için tam olarak öyle oldu. Kendimi iyi hissetmediğim, günlerdir kafamın içinde dolanan cevapsız sorulara bir ışık yakmak için gelmiş gibi. Okuduğum her sayfada içimdeki karanlıklar aydınlandı. Gökhan Ergür kitabıyla kalbime dokundu. Her sayfada evet tam olarak ben de böyle düşünüyorum, benim içimden de geçenler bunlardı diyerek okudum. Yaşanan pandemi dönemi, depremler derken nelere maruz kaldık nelerle mücadele ettik ve bunların üzerimizde bıraktığı etkiler, her şeyi daha net anlamama yardımcı oldu. Özelikle kitabın son kısmındaki "O işleri Halledemedim" başlıklı yazısı tam olarak 'ben' olan bir yazı olmuş. Yani kendimi anlatsam nasıl olurdu diye düşünürken cevabını Gökhan Ergür vermiş. İyi ki okudum dediğim bir kitap oldu. Ruhumu iyileştirmeme yardımcı oldu.
Duygu ve Düşünce
Ruhu İyileştirme YollarıGökhan Ergür · Profil Kitap · 2021221 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·444 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2024 00:52
Bazı şiirler okunur, bazı şiirler düşünülür.. Yaşamı görürsün, gökteki kuşun, kaldırım taşının, geçen ömrün, geçmeyen günün mahiyeti hakkında düşünmeye sevk eder satırlar seni. Haklı davanın, haksız bir ölümün arasında yazılmış tüm şiirleri bu kitapta toplanmış Metin Altıok'un.. Teni yansa yüreği, fikri, kelimeleri yeşermiş; Sorguyu zihne zerk eden şiirleri kalmış ardında.. "NEDEN hep boş bir bardağa yüksünmeden boynun eğer sürahi?" Demiş. Aklımda halledemedim bu soruyu, gönlüme düşürdüm. Soru, soruya gebe hep bende.. cevabının rengini bilmediğim... Peki ya neden hep adımlarımız ürkek? Neden ileriye meyilli değil gönlümüzdeki yorgun ırmak? Neden hep bu boş bardak? Ve neden sürahi bize eğilmekten yüksünüyor? Okuduktan sonra sarıldığım kitaplar vardır benim.. Kesinlikle daha da çok sarılacağım, acının kiracısına.. Güzel adamlar, güzel izler bırakır ardında.
Bir Acıya KiracıMetin Altıok · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20223,341 okunma
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 15:20
𝕂𝕚𝕥𝕒𝕡 𝕐𝕠𝕣𝕦𝕞𝕦 Psikoloji ve kişisel gelişim tarzındaki kitapları okurken bazen sıkılabiliyorum ama bu kitapta bunu yaşamadım. Gökhan Ergür ile tanışma kitabımdı, yazarın kalemini beğendim. Pandemi sürecinde kendi içimize çekildiğimiz zamanlar, Z kuşağı, sosyal medya, affetmek ve bir çok konu başlığı altında sohbet havasında kitap akıp gidiyor. Kitabın en son bölümü ' o işleri halledemedim' gerçekten harikaydı. Yazar: " İyi bir şifacı yaralı olmalıdır. Yarası olmayan şifacı iyileştirici olamaz. "Kimseye iyileşme vaadi sunmuyorum ama acılarına saygıyla yoldaşlık edebilmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum" diyor. Alışılmış motivasyon sözcükleri yerine, ruhumuzu iyileştirmenin yollarını daha gerçekçi çözümlerle sunan psikoloji alanında keyifli bir okuma oldu benim için. Severek okudum, tavsiyemdir.
Ruhu İyileştirme YollarıGökhan Ergür · Profil Kitap · 2021221 okunma
Çam Ağacının Gölgesinde
Puan vermedi·
Sinema analiz yazıları, öykü ve denemeleri ile tanıdığımız Handan Kılıç bu sefer bir romanla okurlara sesleniyor. 21 Aralık 2022 tarihinde Armoni Yayınları’ndan çıkan “Çam Ağacının Gölgesinde” adlı romanda insanlığın en kadim meselesi başlangıç noktası oluyor. Her insan bir eve doğar. Ev onu korur, sarar, sarmalar. Doğumla annesinden ayrılır ama ailesinden ayrışması için gereken daha fazladır. Gün gelir birey evinive orada bulduğu hazır düşünceleri geride bırakıp yola çıkar. Peki bu yolculuğa çıkan kişi geri dönebilir mi? Yığınların, zorunlu olarak yersiz yurtsuzluğa mahkûm olduğu bir dünyadayız. Peki bir kere yerinden olan vardığı yeri ev bilip yerleşebilir mi? İşte bu kadim sorulara cevap ararken kendi hayatındaki depremlerle mücadele eden romanın kahramanı Hikmet “Ev uzakta değildir ama geri dönüş yolu çoktan kaybolmuştur.” gerçeğiyle yüzleşiyor. Geçmişin şahidi ve yerini bulmuşu olarak, karşısında sadece yaşlı çamı buluyor. “Ölümsüz sevdalar ve yitik hatıralar üzerine. Girit’ten İzmir’e hep çamın gölgesinde” alt başlığı ile okuyucuyla buluşan kitapta göç, mübadele, yerleşememek, gidememek, dönememek, eve dönmenin yollarında savrulma, nesilden nesile aktarılan döngüsel kader,konuları üzerinden kurgu ilerliyor. Yerleşemeyenlerin dünyasında romanın baş kahramanı Hikmet başını sokacak bir yer, onu hayattan koruyacak bir sığınak bulabilecek mi? Günümüz modern anlatı usullerinden müziğin de şarkılarla sık sık karşımıza çıktığı romanın bir de çalma listesi var. Kitabın arka kapağında paylaşılan barkod sayesinde bir yandan metni okurken bir yandan içinde geçen şarkıları dinleme imkânı sunan kitapta metinlerarasılık başarılı şekilde kullanılmış. “Çam Ağacının Gölgesinde” adlı romanın arka kapak yazısı da şöyle: “Yerimi bulamadım. Döndüm dolaştım, dağlar nehirler
Roman
Çam Ağacının GölgesindeHandan Kılıç · Armoni Yayınları · 202213 okunma
10/10
·144 syf.··
2022 502. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2022 11:31
Kendimi çok zor tuttuğum bir kitap okudum. Neden kendimi zor tuttum merak ettiniz değil mi? Gelin anlatayım. Ben kitaplarımda sevdiğim cümlelerin altını hiç çizmem, çizemem. Minik defterlerim var benim, altını çizmek istediğim cümleleri oraya yazıyorum. Ama #evedönerinsanhep öyle bir kitaptı ki okurken baştan sona sanki siz yazmışsınız gibi hissettiriyor ve neredeyse her cümle altı çizilesi. Çizemediğime göre hadi notlar alayım dedim, baktım tüm kitabı yazmam gerekecek. Sonra sadece o muhteşem cümlelerden örülmüş harika paragrafların ahengine bıraktım kendimi. @gregorsamsamsi #alibayam ‘ın kalemi öyle doğal öyle akıcı ve öyle bizden ki daha ilk sayfalarda bu kitabını yazma sürecini anlatırken, sanki kalemini tutan el bizimkisi oluyor ve sonuna kadar biz yazıyoruz her bir satırı. Okurken yüzüme huzur dolu bir tebessüm oturduğunu söyleyebilirim size. Kimi zaman kabuk tutmuş bir yaramızı kaldırıp kanatmış, kimi zaman unuttuğumuzu sandığımız çok eski bir zamana savurmuş, kimi zaman güvenle ağlayabileceğimiz bir omuz olmuş bize Ali Bayam. Bazen büyük bir teslimiyetle kabulleniş, bazen inadına kocaman bir gülümseme, bazen asi bir başkaldırı, bazen şapkamızı önümüze koyup kendimizle yüzleşme. Hah sanırım tam olarak bu aslında, en çok da özümüze ulaşmamızı sağlayan bir yol bu kitap. Evet evet bir yol. Bizi eve döndüren bir yol. Peki ev nedir? İçi, çoğunu hiç kullanmadığımız eşyalarla dolu dört duvar mı? Sizi evinizi sorgulamaya sevk edecek ve “Sahi senin evin kim?”sorusunu beyninizin,yüreğinizin ortasına bırakıp sessizce gidecek bir kitap Eve Döner İnsan Hep. Ali Bayam bu kitabı ; Hüngür hüngür ağlayarak kurduğu cümlenin, kimsenin gönlüne değmemiş olmasının ne demek olduğunu bilenlere… Gırtlağındaki söylenmemiş o cümlelerle eve dönenlere… Evin içinde evsiz
Eve Döner İnsan HepAli Bayam · Hayykitap · 01,031 okunma