su geçirmez, kırılmaz; ateşmiş
damdan giren bombalarmış, vız gelir ona.
inan bana, ölene dek giyersin. kefen bile olur sana.
...
bir yaran varsa, lapa olur cerahatine.
varsa gözün, imge olur sana.
o senin son sığınağın.
sessizlik bunaltıyordu beni. sessizliğin sessizliği değildi bu. benim kendi sessizliğimdi.
çok iyi biliyordum ki otomobiller gürültü yapıyordu, otomobillerdeki ve yapıların aydınlık pencerelerinin gerisindeki insanlar gürültü yapıyordu, nehir gürültü yapıyordu ama ben hiçbir şey duyamıyordum. kent ışıldayarak, göz kırparak, bir afiş gibi asılmış duruyordu penceremde, yine de bana hiçbir yararı dokunmadığına göre orada olmasa da olurdu.
hayatımın bir döneminin sona erdiğini, aklımın her zaman gerçekçi ve dürüst kalabilen sağlıklı yanıyla seziyordum artık. ama yalnızlıktan korkan telaşlı yanım bu gerçeği bütünüyle kabul etmeme engeldi.
en sonunda aşk acısından kendini asan şair, hayatının aşkını sonuna kadar kaybettiğini anladıktan sonra hayatın kendisine yalnızca ''kaba oyalanmalar'' bıraktığını söyler.