Kadı Şüreyh şöyle dedi: Benî Temîm’den bir kadınla evlendim. Yanına girdiğimde onda beni hayran bırakan bir güzellik ve edep gördüm. Bunun üzerine Allah’a şükür olarak iki rekât namaz kılmak istedim. Namazı bitirdiğimde baktım ki o da benimle birlikte namaz kılmış ve benim selam verdiğim gibi selam vermişti. Sonra yalnız kalınca ona yaklaşmak istedim. Bunun üzerine bana: “Acele etme ey Ebû Ümeyye!” dedi. Ardından şöyle konuştu: “Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım isterim. Muhammed’e ve âline salât ederim. Ben senin ahlakını bilmeyen yabancı bir kadınım. Hoşlandığın şeyleri bana bildir ki onları yapayım; hoşlanmadığın şeyleri bildir ki onlardan kaçınayım. Senin kavminde evlenebileceğin kadınlar vardı; benim kavmimde de benimle evlenmek isteyenler vardı. Fakat Allah bir işi takdir ettiğinde o olur. Artık sen sahip oldun; Allah’ın emrettiği şekilde davran: Ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salmak. Bu sözleri söylüyor, Allah’tan hem benim hem senin için bağışlanma diliyorum.” Şüreyh dedi ki: “Allah’a yemin olsun ey Şa‘bî! O anda benim de hutbe okumam gerekti.” Şüreyh dedi ki: Ben de şöyle karşılık verdim: “Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım isterim ve Peygamber’e salât ederim. Sen öyle bir söz söyledin ki; eğer buna bağlı kalırsan bu senin nasibin ve faziletin olur, ama sadece iddia olarak kalırsa bu sözler senin aleyhine delil olur. Ben şunları severim, şunları sevmem. Benden gördüğün güzel şeyleri yay; kötü şeyleri ise ört.” Kadın dedi ki: “Ailemi ziyaret etmem hakkında ne düşünürsün?” Şüreyh dedi ki: “Akrabalarımın ve senin aileni sık ziyaret ederek beni usandırmalarını istemem.” Kadın dedi ki: “Komşularından evine girmesini sevdiğin kişilere izin veririm; hoşlanmadıklarından da uzak dururum.” Şüreyh dedi ki: “O gece hayatımın en
Kupkuru dallara renk verene hamd olsun...💐
1000Kitap
Reklam
"Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr." Anlamı: "Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, O'nun ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na aittir. O, her şeye kadirdir (gücü yetendir)." Ebû Hüreyre radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu söyledi: “Bir kimse her gün yüz defa, lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr, derse, on köle âzâd etmiş kadar sevap kazanır; ona yüz iyilik sevabı yazılır; yüz günahı bağışlanır; bu zikir o gün akşama kadar o kimsenin şeytandan korunmasını sağlar. Bu zikri ondan daha fazla tekrarlayan kimse dışında hiç kimse daha faziletli bir iş yapmamış olur”. Resûl-i Ekrem sözüne şöyle devam etti: “Bir kimse günde yüz defa sübhânallâhi ve bi-hamdihî derse, onun günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi bağışlanır. (Buhârî, Bed’ü’l-halk 11; Daavât 64, 65; Müslim, Zikir 28. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 59, 62; İbni Mâce, Duâ 14)
Din
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ Öyle bir Allah'a hamd, medh ü senalar ederiz ki, şu âlem-i kebir onun icadıdır. Ve insan denilen şu küçük âlem de onun ibdaıdır. Biri inşası, diğeri binasıdır. Biri san'atı, diğeri sıbgasıdır. Biri nakşı, diğeri zînetidir. Biri rahmeti, diğeri nimetidir. Biri kudreti, diğeri hikmetidir. Biri azameti, diğeri rububiyetidir. Biri mahluku, diğeri masnuudur. Biri mülkü, diğeri memluküdür. Biri mescidi, diğeri abdidir. Evet bütün bu şeyler, eczasıyla beraber Allah'ın mülkü ve malı olduğu, i'cazvari sikke ve mühürleriyle sabittir...
Yazasım geldi
İnsan yaşamında her şeyin anlamının değiştiği, hakiki manasını bulduğu bir evre var. O evrede insan her şeyin bir nizamda bu kadar kusursuz bir şekilde bağlantılı olduğunu idrak edince yaratıcıya hamd edip her gözünün değdiği şeye temaşa ile bakar. Temaşa sonrası gelen o tefekkürlük kısımda, hakikatsel bakış açısını insana sunar. Biraz ayrıntıya inince yaratılan her şeyde Allah'ın bir esmasını bulur insan. Bu bile İman etmek için bir sebeptir, elhamdulillah. Yaratılan her şey İslam'ın yansımasıdır. Bu kadar güzel bir yansıma ancak İman etmeye sebep olur insanda... Yuhibbulkutubu 12 Haziran 2026/Cuma
Din
İyi geceler
Geceyi onaran, üstümüzden karanlığı alıp sabaha kavuşturan alemlerin rabbi olan Allah'a hamd olsun.
Alıntı
Reklam
Reklam