Namaz yoksa her şey eksiktir. Namaz yoksa zekat da eksiktir,noruç da. Manevi anlamda eksiktir, yoksa fıkhi anlamda bir eksiklik söz konusu değildir. Tabii ki namaz kılmayan oruç tutabilir, zekat verebilir; borçlar ayrı ayrıdır. O ibadetten istifade etme anlamında namaz hayatınıza rengini veren temel renktir.
Biz nasıl oldu da böyle kabalaştık, bu kadar vahşileştik, terbiyemiz nerede kaldı? Bağlarımız koptu. Niye? Çünkü büyüklerimizi küçümsedik, onlardan bir şey öğrenmeye ihtiyacımız olmadığını düşündük, "Kur'an ve Sünnet bize yeter. " dedik. Kur'an ve sünnetin edep dairesinde nasıl yaşanacağını bize anlatan ilmihallerimizi, adap kitaplarımızı, geleneksel ahlakımızı, adab-ı muaşeretimizi küçümsedik. "Bunlar geleneğin kiri" dedik. Öze dönüş adına, kaynaklara dönmek adına bütün o kültür ve terbiyeyi silip attık. Kendimiz de tertemiz, taptaze yeni bir başlangıç yap(a)madık, Efendimiz (sas) kurbanı nasıl kesmiş, hadis kaynaklarına bakmadık, oradan yeni bir adap üretmedik.
İnsanın bazı konularda toplumla beraber hareket etmesi, uyum içinde olması gerekirken şeair söz konusunda olduğunda kesinlikle topluma uymaması gerekir.