Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sadece Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul şehirlerini değil, aynı zamanda bu şehirlerin şahsında Türk kültürünün, tarihinin ve medeniyetinin ruhunu aradığı, bir medeniyet denemesidir. Yazar, bu beş şehri sadece coğrafi sınırlarıyla değil; hafızaları, mimarileri, insanları ve onları var eden yaşanmışlıklarıyla birer yaşayan organizma gibi ele alır. Kaybolmaya yüz tutmuş geleneklerin, eski ile yeninin çatışmasının ve modernleşme sancılarının ortasında, kendi iç dünyasının estetik süzgecinden geçirdiği şehirleri, melankolik ve bir o kadar da zarif bir dille resmeder. Bir şehri anlatırken aslında kendi çocukluğunu, anılarını ve milletinin kaderini anlatan Tanpınar, bu eseriyle şehir ve insan arasındaki o kopmaz, kadim bağı, deneme türünün en yüksek mertebesinde bir sanat eseri olarak sunar.