sedâ

sedâ

, bir kitabı yarım bıraktı
Nevzat Tarhan
7.9/10 · 533 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günler, niçin uzadığını, niçin kıvrıldığını bilmediğim bir sarmaşık gibi dolanıp durdu boynuma. Dünya, bensiz de dünyaydı; darılmadım.
Abdullah İbn Mes'ud radıyallahu anh'ın hadis rivâyet ederken damarları şişer, terler, gözleri yaşarır ve titrerdi. Rivâyeti bitirdiği zaman da "Resûlullah böyle veya buna yakın ya da buna banzer (bir lafızla) buyurdu" ihtiyat cümlelerini ilâve etmeyi ihmal etmezdi. Bu ihtiyatı birçok sahâbîde görmekteyiz.
Bir kere tebliğ, her duyduğunu her vesile ile her önüne gelene söylemek değildir. Onun da kendine has kural ve kayıtları vardır. Özellikle tebliğ konusu Hz. Peygamber'e ait sözler, açıklamalar, hükümler ise, mesele daha da nezâket kesbeder ve daha fazla titizlik ister.
"Bildiği bir şey kendisinden sorulduğunda onu gizleyen, Kıyamet günü ateşle gemlenir!" buyurmaktadır.