Kıyamet günü şu dört kimse hesapsız olarak cennete girer:
1. İlmi ile amel eden âlim
2. Hacca varıp döndükten sonra ölünceye kadar günah işlemekten titizlikle kaçınan kimse
3. İslam dininin izzetini korumak için savaşta şehit olan kişi
4. Helal yollardan kazandığı maldan, gösterişe kapılmaksızın Allah (c.c.) yolunda bağışta bulunan cömert kimse.
Bu dört kimse kıyamet günü, 'Sen mi daha önce gireceksin, yoksa ben mi?' diye cennet kapısında tartışacaklardır.
"Ben sevilmek ve sevginin çevresinde olmak istiyorum" oldu. "Huzurlu bir varoluşu deneyimlemek istiyorum." Bir an duraksadı. Çevremdekilerin endişelerine ve önemsiz saçma etkileşimlerine maruz kalmak istemiyorum. Para konusunda kaygılanmak istemiyorum. Özgür olduğumu hissetmek istiyorum. Yalnız olmaktan bıktım. Evrendeki diğer varlıklar için bir anlam ifade etmek istiyorum. Bir nedenden ötürü var olduğumu bilmek ve cennette -ya da onu nasıl adlandırıyorsanız, orada- Tanrı'nın planının doğru ve uygun bir parçası olmak için üzerime düşen rolü oynamak istiyorum.
“Allah'ı sevmenin alameti Kur'an-ı Kerim'i sevmektir. Allah ve Kur'an sevgisinin alameti ise Peygamberi sevmektir. Peygamber (a.s.m) sevgisinin alameti ise sünneti sevmek, sünneti sevmenin alameti ahireti sevmek, ahireti sevmenin alameti dünyadan hoşlanmamak, dünyadan hoşlanmamanın alameti de ahiret azığı olacak kadarının dışında ondan uzak durmaktır.” / Sehl
Ebu Leys es-Semerkandî' der ki: Allah korkusunun yedi alameti vardır:
1. Dilde görünür. Allah'tan korkan bir kul dilini yalandan, dedikodudan, kovuculuktan, iftiradan ve boş konuşmaktan korur. Bunların yerine O'nu zikirle, Kur'an okumakla ve ilmi konuşmalarla meşgul eder.
2. Kalpte görünür. Allah korkusu taşıyan kul başkalarına karşı kalbinde düşmanlık, iftira ve kıskançlık barındırmaz. Çünkü kıskançlık iyilikleri mahveder.
3. Gözde görünür. Kalbinde Allah korkusu olan kişi, harama bakmaz. Dünyaya aç ve doyumsuz gözlerle değil, ibret almak amacı ile bakar. Helal olmayan şeylerden bakışlarını uzak tutar.
Efendimiz (s.a.v); “Kim gözünü haramla doldurursa Allah da onun gözünü kıyamet günü ateşle doldurur.”
4. Karın'da görünür. Allah korkusu taşıyan kul, karnına haram lokma sokmaz, çünkü haram lokma yemek ağır günahlardandır.
Efendimiz (s.a.v.); “İnsanoğlunun karnına haram bir lokma inince, lokma midesinde kaldığı sürece yerde ve göklerdeki melekler ona lanet yağdırırlar. O lokmayı hazmederken öldüğü takdirde varacağı yer cehennemdir.”
5. Ellerde görünür. Allah korkusu taşıyan kimse, ellerini harama değil, Allah'ın rızasına uygun şeylere doğru uzatır. Ka'bu'l Ahlar (r.a) şöyle demiştir:
“Yüce Allah, her bir bölümü yetmiş bin gözlü yetmiş bin bölümü olan yakuttan yapılma bir köşk yaratmıştır. Bu köşke ancak haramlardan Allah korkusu ile uzak duranlar girebileceklerdir.”
6. Ayaklarda görünür. Allah'tan korkan kişi, günah işlemeye değil Allah'ın emrine uygun ve O'nun rızasını kazandıracak işlere doğru yürür, âlimlerle ve iyi amel işleyenlerle buluşmak gayesi ile adım atar.
7. Amelde görünür. Allah'tan korkan kişi, ibadetini sıra Allah rızası için yapar, riyadan ve nifaktan kaçınır.