Ağlamanın farklı farklı türleri olduğunu görüyor: gözlerinden ansızın boşanan yaşlar, derinden gelen işkence gibi hıçkırıklar, dur durak bilmeksizin sessizce akan yaşlar.
Sayfa 229·Kitabı okuyor
Ben gidiyorum, ama sen daha buradasın; biraz daha katlan bu kötü dünyamıza,benim hikayemi anlatmak için.
Sayfa 204·Kitabı okuyor
Reklam
"Bilmiyorum," diyor. "Yok bir şey. Ruhumda bir ağırlık var. Melankoli iste. Geçer."
Sayfa 150·Kitabı okuyor
Alıntı
Ölüme "göçüp gitmek" diyen ya da "huzur içinde" ölündüğünü düşünen her kimse hiç ölüm görmemiştir. Ölüm vahşi bir şey,bir savaş. Vücut duvara tutunan sarmaşık gibi hayata yapışıyor ve onu kolay kolay bırakmıyor,bırakmamak için savaş veriyor.
Sayfa 201·Kitabı okuyor
Başka ses yok. Ne ağlama, ne hıçkırık , ne bir iç çekiş. Yalnızca durmaksızın atılan adımların, yolunu unuttuğu bir yere dönmek için uğraşırcasına, hafifçe yere sürünerek kalkıp tekrar inişi.
Sayfa 221·Kitabı okuyor
Ben de yanımda istiyordum, demek istiyor, Tanrı sırasını bekleseydi.
Sayfa 231·Kitabı okudu
Reklam
Reklam