Hamza Ee

Hamza Ee
"Sonunda herkes bir yere gelir, ama dize gelmiş ve başı eğik olarak."
Bu noktada eğitim sistemimizin noksanlarından biri olarak insanların bilgiyle olan problemli ilişkisine de değinmek istiyorum. Genelde bizde bilgi “keşfedilen” (İng. discovered) değil de “edinilen” (İng. acquired) bir şey olarak algılanıyor; bilginin bir sonunun olduğu düşüncesi, yeterli çalışmayla bir konu üzerine her şeyin bilinebileceği çıkarımına yol açıyor. Bilgiyi hayatı kalitelileştirecek bir şey gibi değil de, şık ortamlarda kullanılabilecek bir statü objesi ve hatta daha da kötüsü bir başkasının üzerinde tahakküm kurmaya yarayacak bir silah gibi gören bu zihniyetin, Özgün çıkarımlar ve kapsamlı analizler yapmaya ya da başka bir ifadeyle entelektüel yolculuğumuza lezzet katmaya gücü yetmeyecektir.
Sayfa 249·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Kaçınılmazlık” galiplerin siyasi karışıklığı rasyonalize ettikleri ve meşru gösterdikleri araçtır; böylece sıradışı olayların gelişmelerin normal seyrinin bir parçası gibi kabul edilmesini sağlarlar. Kaçınılmazlık, kaybedenler için başarısızlığı açıklayıp meşrulaştırır ve hesap verme gereğini ortadan kaldırır. Çoğu kez galipler olayları takdir-i ilahîye yorarken, mağluplar kötü niyetli üçüncü kişilere yönelir. Dolayısıyla ortada paradoksal olarak rasyonel (ölçülü) tahlile gereksinimi bertaraf eden bir rasyonalizasyon vardır.
Sayfa 168·Kitabı okudu
2008 yılında Washington D.C.’de, henüz bir doktora öğrencisiyken gittiğim ve tüm yükseköğrenim hayatı başkentlerde geçen biri olarak artık müdavimi olduğum elçilik resepsiyonlarından birinde bir Türk akademisyen, geri kalmamızın nedenini “Gök Tengri’den vazgeçip Arapların dinini almak” olarak gösterince, sahaf köşelerinde Samsun 216 içen amcalardan duymaya alıştığım böyle ipe sapa gelmez görüşlerin okyanusları aşabildiğini görmek beni çok şaşırtmıştı. Ancak, bu muhteşem (!) fikrin tarihsel değil, siyasal nedenlerle ortaya atıldığını ve hiçbir Türk’ün ne kadar yetenekli olursa olsun (kim kendisini başka türlü hayal eder ki?) kendisinden genç birini saygı çerçevesinde dinlemeyeceğini bildiğim için, karşı bir tez ortaya koymadan, ikiyüzlü bir gülümsemeyle olay yerinden uzaklaşmayı tercih ettim. İtalyanların da dediği gibi: Battaglia persa! *kayıp muharebe
Sayfa 52·Kitabı okudu
64 medrese öğrencisinin üstünden sadece 126 adet farklı kitap çıkması ne demektir? Aynı kitapları defalarca okuyan öğrenciler bilgiyi keşfedilecek değil, edinilecek bir şey olarak görmektedirler.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Ne olmuştu da ceddimiz bir anda batının fersah fersah gerisinde kalmıştı? Türkiye'de bu soruya verilen cevaplar genelde siyasi görüşe göre şekillenmekte. Devleti kutsal gören bir anlayış gücün paylaşılması yönündeki tüm girişimleri suçlarken (" devlete şirk koşulmaz" ekolü), laik gelenek kabahati İslam dininde bulmakta ısrarcı (" Arapların dinini aldık, geri kaldık" ekolü). Islamcılara da suçu hızlı batılılaşmaya ve özünü geleneğini kaybetmeye atmak kalıyor haliyle ("bir gecede cahil kaldık" ya da "özümüzden koparıldık" ekolü).
Sayfa 39·Kitabı okudu