Kuhn, bilimin birtakım Platonik gerçeklere doğru ilerlediği yönündeki yaygın düşünceyi reddeder:
Bizim [..] paradigma değişimlerinin, bilim insanlarını ve onlardan öğrenenleri gittikçe daha çok doğruya yaklaştırdığı düşüncesinden -bu düşünce dolaylı ya da dolaysız olsun fark etmez- vazgeçmemiz gerekebilir.
Son yıllarda yapılan araştırmalar temel güvence yoksunluğunun akıl ve beden sağlığını bozduğunu çeşitli psikolojik rahatsızlıkları tetiklediğini ve dikkat dağınıklığına yol açtığını, yani “zihinsel kapasite”yi olumsuz etkilediğini gösteriyor. İnsanlar, para ya da yiyecek gibi temel ihtiyaçlardan yoksun olduklarında yahut ellerindekini de her an kaybedebilecekleri korkusuyla yaşadıklarında, zihinsel enerjilerinin çoğunu gündelik işlerle boğuşurken kullanıp tüketiyorlar. Problem çözme becerileri köreliyor, yanlış kararlar almaya başlıyorlar. Güvencesizlik insanın kendine duyduğu güveni de zedeliyor, kendisinin ve çevresindekilerin güzel işler başarabileceklerine dair inancını köreltiyor.
Güvence farklılığı ilkesi kavramını öne sürüyorum. bu ilkeye göre bir sosyal politika yahut kurumsal değişim ancak en güvencesiz gruplara güvence sağlayabiliyorsa sosyal olarak adil addedilebilir